Osmanlıya atıfta bulunan bazı ifadeler yanlıştır
SON DAKİKA

Osmanlıya atıfta bulunan bazı ifadeler yanlıştır

Mehmet Akyol
31 Ağustos 2026, 21:15
29 görüntüleme

"Osmanlı torunuyum" ifadesi son zamanlarda bir klişe haline gelmiştir. Bu ifade üzerinden Osmanlıya ister hamaset ve övgüler yapılsın, isterse yergiler en yersiz ve acımasız eleştiriler  yapılsın bu iki tutumun ikisi de yanlıştır.

Görülen o ki, bu iki boyutta yapılan fikir ve yorumların çoğu gerçek bilgilere dayandırılmadan ideolojik/taraftarlık saikleriyle yapılmaktadır.

Bu ideolojik körlük bizi  objektiflikten uzaklaştırmakta ve gerçeklerin çarpıtılmasına ve üstünün örtülmesine neden olmaktadır..

Özellikle tarihi değerlendirmelerin objektif olabilmesi için kendi zamanın ve mekan boyutlarıyla ve çağındaki benzer devletlerle  kıyaslayabilmek lazım.

Mesela, Bizans, Memlük, İran, Avusturya-Macaristan, Almanya, İngiltere, Rusya, İspanya, Belki uzak doğuda Çin de hanedanlıklarla yönetiliyordu.

İstisnasız tüm buralarda iyisiyle kötüsüyle Osmanlı gibi hanedanlıklar ve hanedanlar vardı.

Tüm kültürlerde, hanedanlıklar sülale ve soy olarak kutsanıyordu. Hükümdarlıkları kutsanıyordu. Tanrıdan Kut aldıklarına inanılıyordu. 
Osmanlı ailesi içinde böyleydi. Böyle olduğu için yüzyıllar boyunca hanedan sülalesi hükümdar olarak kalabiliyor, çok itiraz edende  olmuyordu.

Tüm bu gerçeklikle,
Bir kere Osmanlı 620 yıl boyunca 6 asır yaşamış bir devlet bir imparatorluktur.

Küçük bir beylikte 3 kıtada hükümran olma ve yüzyıllarca idare edebilme yeteneğini göstebilmiştir. Bu büyük bir maharettir.

ortadoğu Filistin-Kudüs bölgesi yine 3 dinin kutsal bölgesiydi barış vardı.

Osmanlı büyüdükçe genişledikçe, Bizans, Rumeli, Balkanlar, Afrika, Arabistan bölgelerinin değerlerini bünyasinde meczedebilmiş kültür, inanç ve milletler çoğulculuğunu bir arada tutma ve barış içerisinde yaşatma becerisi gösterebilmiştir.

Bu becerisi olmasaydı zaten 620 yıl yaşayamazdı.

Elbette bu 620 yıl boyunca iyi zamanları da olmuştur. kötü zamanlarıda.

Özellikle 1700-1800 lü yıllardan itibaren geriye gittiğini bu gerilemesindeki en önemli faktörün eğitim anlayışındaki yanlışlıklar ve geçmişe dayalı kahramanlıkların geri geleceğine dayalı gerçeklikten uzak hamasiye dayalı beklentiler olmuştur.

Bu gerleme dönemine girmesine neden olan faktörler olarak;

Eğitimde matematik, fen, mühendislik  gibi pozitifn bilimlerin ihmal edilmesi, çoğu eğitim kurumlarından bu eğitimlerin kaldırılması,

Dolayısıyla, Osmanlı bürokrasisine ve toplumuna insan yetiştiren ocak, dergah, tekke, zaviye medreselerin bu fonksiyonlarından uzaklaşması,

Her ne kadar,  Batı-modern tarzda Islahat ve yenilik hareketleri devlet/Padişah gücüyle yapılmaya çalışılmış olsada ve Osmanlıyı ayakta tutmak için çok çalışılmış ancak başarılı olunamaş ve Osmanlı yıkılmıştır.

Cumhuriyet bir yönetim/rejim değişikliğidir. Zaten Osmanlı idaresi  Islahat, tanzimat, meşrutiyet gibi safha safha Cumhuriyete doğru geliyordu.

Yorgun Osmanlı 1'nci Dünya savaşını kaldıramadı ve yönetimi iflas ett, yerine  Cumhuriyet yönetimi/rejimi kuruldu.

Cumhuriyet dönemi Osmanlının yeni duruma ve şartlara göre uyarlanmış devamıdır.

Cumhuriyet döneminde Osmanlının devlet kurumları danıştay, sayıştay, polis, jandarma, ordu kurumları, maliye, mülki idareler, okullar devam ettiilrmiştir.

Lozanda Osmanlının müdafasını ve muhasebesini muhataplarına karşı TBMM/Cumhuriyet yönetimi yapmıştır.

Cumhuriyeti kuran kadrolar Osmanlı kadrolarıdır.

Osmanlının yıkılış süreçlerinde, Balkan bozgunda, Suriye filistin cephelerinin çökmesinde  rol sahipleridir.

Fevzi Çakmak Osmanlının son döneminde kısa bir sürede de olsa Milli savunma bakanıdır.

Mustafa Kemal ve İsmet İnönü, Filistin Suriye cephesinde ordu komutanlarıdır.

Ha keza Cumhuriyet dönemine intikal eden diğer kadrolarda Libyada Balkanlarda, Kafkaslarda Osmanlı yıkılmasın diye canları pahasına mücadele etmişlerdir.

Ancak Osmanlının yıkılışını önleyememişlerdir. Osmanlı da her canlı organizma gibi varlığını tüketmiş ve ömrünü tamamlamıştır.

Küllerindenden Mustafa Kemal ve arkadaşlarının öncülüğünde Cumhuriyet doğmuştur.

Geldiğimiz noktada,
Ne Cumhuriyeti övme adına Osmanlıyı kötülemek, ne de Osmanlıyı övme adına Cumhuriyet düşmanlığı yapmak doğru ve gerçekçi değildir.

Osmanlı, o dönemdeki Türk milletinin ve devletinin adıdır. Selçukluda öyle. Cengiz de, Memlük de öyle. Şah ismail-Safaviler de öyle.  Karahanlı, Gazneli, Babürlü, Timur-Timurlu da Özbek de, Giraylar, Altınordu öyle hepsi Türktür. Türk milletlerinin ve Türk devletlerinin zamana çağa, coğrafyaya göre adıdır. Türk devletlerinin çağdaşları ve siyasi muarızlarıda öyledir.

Biz artık kısır yersiz ve sloganik tartşmaları bırakmalıyız.
Günümüz Türkiyesine odaklanmalyız.

Hani Hedefimiz (Atatürk'ün gösterdiğ) Çağdaş medeniyet seviyesini geçmekti.

Peki durumumuz ne?  Geçmek bir tarafa

Bir Almanya, Bir Fransa İngiltere kıyaslamasında Türkiye olarak neredeyiz ?

Selam ve saygılarımla

Haşim Efe

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!