YAHUDİLERE HÜRMÜZ BOĞAZI MEZAR OLACAK, BU ARADA CEHENNEMİ YAŞAYACAKLAR
ABD, TSİ 17:00'den itibaren Hürmüz Boğazı'nı kullanan İran bağlantılı gemilere yönelik abluka uygulamaya başladı. ABD ordusunun, müzakerelerin başarısız olmasının ardından Orta Doğu'ya çok sayıda askeri uçak sevk ettiği belirlendi. İsrail ordusunun İran'a yönelik saldırı hazırlığında olduğu ifade edildi.
ABD'nin abluka için verdiği süre doldu

ABD'nin Hürmüz Boğazı'na yönelik ablukası TSİ 17:00 itibariyle başladı. ABD donanması, İran'ın izniyle Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere operasyonlar düzenleyeceğini kaydetti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Umman Denizi ve Arap Denizi'nde İran'a geçiş ücreti ödeyen gemilere müdahale edileceğini bildirmişti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın ablukaya başka ülkelerin de destek vereceğini açıklamasına karşın, henüz herhangi bir ülke kargo gemileri ve tankerlere yönelik operasyonlara katılacağını duyurmadı. Öte yandan İngiltere, Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizleme çalışmalarına donanmasıyla destek vereceğini kaydetti.

Pakistan: Ateşkes devam ediyor

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ile İran arasındaki ateşkesin devam ettiğini vurgulayarak, bazı sorunları çözmek için "her türlü çabanın gösterildiğini" bildirdi.
Trump ile Papa'nın tartışmasına Pezeşkiyan da dahil oldu

Trump ile Papa’nın karşılık atışmasına İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da dahil oldu. Pezeşkiyan sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İran'ın yüce milleti adına Papa’ya yapılan hakareti kınıyor ve barış ve kardeşlik peygamberi İsa'ya yapılan saygısızlığın hiçbir özgür insan için kabul edilemez olduğunu ilan ediyorum. Allah adına size şan ve şeref diliyorum" ifadelerini kullandı.
İsrail'in İran'a saldırmaya hazırlandığı iddia edildi

İsrail'in Kanal 12 televizyonu, müzakerelerin tamamen çökme ihtimaline karşı İsrail ordusunun İran'a yönelik saldırılara yeniden başlamaya hazırlandığını bildirdi. Haberde, İsrail ordusunun İran'dan gelecek bir "muhtemel sürpriz" saldırıya da hazırlık yaptığı öne sürüldü.
Kanal 12, Pakistan'ın ABD ve İran'ı müzakere masasına döndürmek amacıyla iki tarafla da temaslarını sürdürdüğünü belirterek müzakerelerdeki ana anlaşmazlığın nükleer mesele olduğu ve bunun çözülmesi durumunda diğer sorunların kendiliğinden çözüleceğini iddia etti.

'İSRAİL SALDIRI BAŞLATMAYI DEĞERLENDİRİYOR'
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre ise üst düzey bir savunma yetkilisi, "saldırıların nükleer mesele ve balistik füze konusunda İran'a yeterli baskı uygulanmadan sona erdiğini ve İsrail'in İran'a saldırıları yeniden başlatmayı değerlendirdiğini" söyledi. Haberde, İsrail'in ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a saldırıları yeniden başlatmasını beklediği ve bu senaryoda İran'ın enerji altyapısına saldırarak ülkeyi nükleer programından vazgeçmeye zorlamaya çalışacağı öne sürüldü.
Netanyahu'dan ablukaya destek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'nin İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası kararını desteklediklerini açıkladı. ABD ile her an koordinasyon içerisinde olduklarını belirten Netanyahu, "Dün (ABD) Başkan Yardımcısı JD Vance ile görüştüm. Kendisi (görüşmelerde) asıl meselenin zenginleştirilmiş (uranyum) tüm malzemenin dışarı çıkarılması ve bir daha zenginleştirme yapılmamasının garanti altına alınması olduğunu net bir şekilde ifade etti." dedi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance
'ODAK NOKTASI ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUM'
Netanyahu, Vance'in kendisine şunları söylediğini öne sürdü:
"Başkan (Donald) Trump ve ABD açısından gündemdeki asıl konu, tüm zenginleştirilmiş malzemenin çıkarılması ve önümüzdeki yıllarda -ki bu onlarca yıl olabilir- İran içinde hiçbir şekilde zenginleştirme yapılmamasının garanti altına alınmasıdır. Onların odak noktası budur ve bu bizim için de elbette çok önemlidir."
Son olarak Netanyahu, Lübnan'ın güneyindeki Bint Cubeyl'de İsrail ordusunun saldırılarının yoğunlaştığını ve her an devam ettiğini kaydetti.
ABD'nin teklifinde Hürmüz detayı

İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, ABD'nin İslamabad'daki görüşmelerde, Hürmüz Boğazı için Amerikan rolünü içeren bir hukuki rejim oluşturulmasını önerdiğini belirterek, Tahran'ın bu talebi reddettiğini söyledi.
İran'ın müzakerelerde nükleer programı konusunda güvence için ve iyi niyetini kanıtlamak adına 430 kilogram yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyumu seyreltme teklifinde bulunduğunu aktaran Nikzad, "İran, ABD ve Suudi Arabistan'ın katılımıyla bir seyreltme konsorsiyumu kurulacaktı ancak anlaşmayı yıktılar." dedi.
'ABD ORTAK OLMAK İSTEDİ'
Ülkesinin, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerden ücret almayı öngören talebine işaret eden Nikzad, ABD'nin de buna ortak olmayı istediğini ancak talebin İran tarafından reddedildiğini ifade ederek, "Öyle bir noktaya geldiler ki 'haydi, Amerikalıları da kapsayan bir Hürmüz Boğazı yasal rejimi oluşturalım' dediler. Peki sizin Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nde işiniz ne?" değerlendirmesinde bulundu.

İSFAHAN'DAKİ OPERASYONUN İÇ YÜZÜ
İranlı yetkili, ABD ordusunun İran'da düşürülen uçağın pilotlarını arama çabaları kapsamında 6 Nisan'da İsfahan bölgesine asker indirmesinin de ABD'nin iddia ettiği gibi pilotları aramak değil, İsfahan'daki nükleer tesiste bulunduğu söylenen yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyum stokunu ele geçirmeyi hedeflediğini ancak başarısız olduklarını öne sürdü.
Nikzad, ABD'lilere hitaben, "40 günlük savaşta galip tarafın, sosyal ağlardaki söylemlerle değil, milletlerin iradesi ve sahadaki üstünlükle belirlendiğini öğrendiler. Diplomasinin, isteklerin dikte edildiği bir arena değil, saygı ve gerçeklerin kabul edildiği bir arena olduğunu da öğrenecekler." ifadelerini kullandı.
Çin'den Hürmüz'de sükunet çağrısı

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun, Hürmüz Boğazı'nın, uluslararası mal ve enerji ticareti açısından önemli bir güzergah olduğunu belirterek, "Hürmüz Boğazı'ndan istikrarlı, güvenli ve engelsiz geçiş uluslararası toplumun ortak çıkarı. Kesintinin kökeninde yatan sebep İran'daki çatışma ve bundan tek çıkış yolu ateşkes ve çatışmanın erken tarihte sonlandırılması." ifadelerini kullandı.
Taraflara sükunet ve itidalle hareket etme çağrısı yapan Guo, Çin'in, enerji güvenliği ve tedarik zincirinin sürekliliğini sağlamak üzere tüm taraflarla birlikte çalışmaya hazır olduğunu vurguladı.
Orta Doğu'da askeri yığınak sinyali

Açık kaynaklardan derlenen bilgilere göre, İran ve ABD müzakerelerinin olumsuz sonuç vermesinin ardından bölgedeki ABD savaş uçağı hareketliliğinde, olağanüstü bir artış gözlendi. Bölgeye gönderilen uçakların çoğunluğunu C-17 Globemaster III tipi askeri nakliye uçağı oluşturuyor.

ABD Hava Kuvvetleri'nin en büyük nakliye uçağı "Lockheed C-5M Super Galaxy" ve Boeing tarafından üretilen stratejik nakliye uçağı "Boeing KC-46 Pegasus"lar da Avrupa hava sahasında gözlendi. Orta Doğu'daki nakliye uçaklarının oluşturduğu trafiğin müzakerelerin ardından yoğun şekilde arttığı görülürken, bölgeden ayrılan Boeing KC-135R Stratotanker tipi askeri havada yakıt ikmal tanker uçaklarının da bulunduğu tespit edildi.
Merz'den ekonomi uyarısı: Savaşın etkilerini uzun süre hissedeceğiz

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın sonuçlarını, savaş bittikten sonra bile uzun süre hissedeceklerini söyledi. Merz, Berlin'de düzenlediği basın toplantısında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da Tahran-Washington yönetimlerinin görüşmesinin kesilmesine şaşırmadığını belirterek, "Baştan beri, (bu görüşmelerin) gerçekten iyi hazırlanmış olduğu izlenimini edinmedim." ifadesini kullandı.
Bu bakımdan bunun uzun bir süreç olacağını aktaran Merz, "Amerikan hükümetiyle görüşüyoruz, ihtilafın taraflarıyla görüşüyoruz, İsrail ile görüşüyoruz. Bu uzun süreli bir süreç olmaya devam edecek. Bu savaşın etkilerini, sona erse bile uzun süre hissedeceğiz." dedi.
'EKONOMİ ÜZERİNDE CİDDİ YÜK OLUŞTURACAK'
Merz, bu yüzden bu etkilerin Alman ekonomisi üzerinde de ciddi yük oluşturacağına hazırlıklı olmaları gerektiğini ve Alman ekonomisinin rekabet gücünü korumak, geliştirmek ve hanelerin durumunu iyileştirmek için ellerinden geleni yapmak istediklerini dile getirdi. Bunun kolay olmayacağını, var olan imkanların sınırlı olduğunu vurgulayan Merz, "Bu dünyadaki her krizi Almanya'daki parayla çözemeyiz." ifadesini kullandı.
'Uranyum zenginleştirmeyi 20 yıl dondurun'
ABD ile İran arasında Pakistan’da kalıcı ateşkes için yapılan görüşmelerde, saldırıların sona ermesi ve dondurulmuş fonların bir kısmının serbest bırakılması karşılığında Washington’un Tahran’dan uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl boyunca dondurmasını istediği ileri sürüldü.
İsrail basınındaki haberlerde, Pakistan’ın başkenti İslamabad'da kalıcı ateşkes için yapılan müzakerelerde ABD'nin, dondurulmuş fonların belirli bir kısmını serbest bırakmayı ve saldırıları sona erdirmeyi kabul ettiği öne sürüldü.

Buna karşılık Washington yönetiminin, İran’dan uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl boyunca dondurmasını istediği, ayrıca zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasını ve Hürmüz Boğazı’nda herhangi bir vergi ödemeksizin serbest seyrüsefer hakkı tanınmasını talep ettiği ifade edildi.
Haberlerde, İran tarafının, "Tahran’dan gelen talimatların aksine" nükleer meseleyi görüştüğü ancak taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının büyük boyutlarda olduğu kaydedildi.
İran'dan 'Hürmüz' çıkışı: Diğer kartlarımızı ortaya koyarız
İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, X sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alacaklarına yönelik ifadelerinin "gerçeklikten uzak ve bir blöf" olduğunu savundu.
Azizi, "Bu girişim savaş olarak sayılır ve biz buna karşılık vereceğiz. Ayrıca biz de henüz oyuna sokmadığımız diğer kartlarımızı ortaya koyabiliriz." ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!