Recep Tayyip Erdoğan'ın istikbal koşusu ( 2 )

Recep Tayyip Erdoğan'ın istikbal koşusu ( 2 )

Bir önceki yazımda, Türkiye siyasetinin önümüzdeki dönemde yeni bir anayasal ve siyasal yapılanmaya doğru ilerleyebileceğine dikkat çekmiş; parlamenter sistem, Senato ve buna bağlı olarak Anayasa değişikliği ihtimali üzerinde durmuştuk.

Mehmet Akyol
17 Ağustos 2026, 22:17
67 görüntüleme

Asıl soru ise şuydu:

Anayasa değişikliği için gerekli çoğunluk nasıl oluşturulacak?

Bugün bu sorunun bir başka boyutuna bakalım.

Çünkü Meclis aritmetiği bir mesele, sandık aritmetiği ise bambaşka bir mesele…

Anayasa değişikliğinin gerçekleşmesi halinde siyasi denklemin yeniden kurulması kaçınılmaz olacaktır. Meclis'te aynı konuda yan yana gelebilen siyasi aktörlerin, Cumhurbaşkanlığı seçiminde aynı adayı desteklemesi ise otomatik olarak mümkün değildir.

İşte tam bu noktada Türkiye siyasetinin önündeki en önemli soru ortaya çıkıyor:

Erdoğan'ın karşısına kim çıkacak?

Ve daha önemlisi:

Seçmen, mevcut siyasi dengelerin dışında bir aday arayışına yönelecek mi?

SANDIKTA HESAP DEĞİŞİR Mİ?

Siyasette ittifaklar, Meclis'teki oylamalar ve anayasa değişiklikleri bir yana; seçim günü sandığa giden vatandaşın tercihi çok daha farklı dinamiklerle şekillenebilir.

Bir parti, bir anayasa değişikliğine destek verebilir.

Bir başka parti belirli bir konuda iktidarla aynı noktada buluşabilir.

Ancak bütün bu yakınlaşmalar, cumhurbaşkanlığı seçiminde aynı tercihin yapılacağı anlamına gelmez.

Çünkü seçmen, siyasi partilerin yaptığı hesaplardan bağımsız olarak kendi hesabını yapar.

Ekonomiye bakar.

Güvenliğe bakar.

Adalete bakar.

Hayat pahalılığına bakar.

Yönetim anlayışına bakar.

Ve en önemlisi, karşısındaki adayın kendisine ne söylediğine bakar.

İşte bu nedenle önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminin en kritik unsurlarından biri, Erdoğan'ın karşısına çıkacak adayın kimliği olacaktır.

MANSUR YAVAŞ DENKLEMİ

Son dönemde vatandaşlarla yaptığımız sohbetlerde dikkatimizi çeken en önemli isimlerden biri Mansur Yavaş.

Elbette burada herhangi bir siyasi aktör adına hüküm vermek veya onun geleceğine ilişkin kesin bir öngörüde bulunmak söz konusu değil.

Biz yalnızca sahadan gelen kanaatleri anlamaya çalışıyoruz.

Vatandaşa farklı sorular yöneltiyoruz.

Cevaplar ise zaman zaman birbirinden oldukça farklı olsa da, Mansur Yavaş ismi gündeme geldiğinde belirgin bir hareketlilik olduğu görülüyor.

“Erdoğan'ın karşısına güçlü bir aday çıkarsa ne olur?” diye soruyoruz.

Bir kesim, seçimin çok daha çekişmeli geçeceğini düşünüyor.

Bir başka kesim, ekonomik şartların seçmen tercihi üzerinde belirleyici olacağını söylüyor.

Ancak Mansur Yavaş'ın adı özellikle telaffuz edildiğinde, bazı vatandaşların kanaati oldukça net:

“O aday olursa seçimin dengesi değişir.”

Bu bir seçim sonucu değildir.

Bir kamuoyu araştırmasının kesin hükmü hiç değildir.

Fakat siyaset açısından dikkate alınması gereken bir toplumsal algıdır.

Ve siyasette bazen algı, sandık sonucundan çok daha önce oluşmaya başlar.

CHP'DE Mİ, YENİ PARTİ'DE Mİ YOKSA BAŞKA BİR YOLDA MI?

Mansur Yavaş'la ilgili sohbetlerde yalnızca Cumhurbaşkanlığı adaylığı konuşulmuyor.

Bir başka soru daha sık karşımıza çıkıyor:

“Yavaş, CHP çatısı altında mı kalacak yoksa Yeni Parti saflarına mı geçecek ?”

Ardından ikinci soru geliyor:

“Yeni bir siyasi oluşumun içerisinde yer alır mı?”

Fakat ilginç olan şu:

Bazı vatandaşlar bu iki ihtimali de yeterli görmüyor.

Onlara göre Yavaş'ın herhangi bir parti kimliğiyle değil, daha geniş bir toplumsal zeminden hareket etmesi gerekiyor.

Hatta “Bağımsız aday olsa daha güçlü olur” diyenlerin sayısı da az değil.

Bu görüşün ne ölçüde gerçek bir toplumsal karşılığı bulunduğunu zaman gösterecek.

Ancak bu tartışmanın kendisi bile Türkiye siyasetindeki değişimin önemli bir işaretidir.

Çünkü artık yalnızca “hangi parti kazanır?” sorusu sorulmuyor.

Hangi aday farklı toplumsal kesimleri aynı noktada buluşturabilir?” sorusu da sorulmaya başlandı.

ERDOĞAN'IN ÖNÜNDEKİ ASIL SINAV

Burada Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından da farklı bir tablo ortaya çıkıyor.

Erdoğan, Türk siyasetinin en uzun soluklu ve en güçlü aktörlerinden biri.

Dolayısıyla önümüzdeki seçim yalnızca bir adaylık meselesi olmayacak.

Aynı zamanda Erdoğan'ın bugüne kadar oluşturduğu siyasi mirasın seçmen tarafından nasıl değerlendirileceğinin de bir sınavı olacak.

  • *Ekonomik tablo düzelir mi?
  • *Toplumdaki beklentiler karşılanır mı?

*İktidar yeni bir heyecan oluşturabilir mi?

*Genç seçmen hangi yöne gider?

*Muhalefet ortak bir aday etrafında birleşebilir mi?

Ve en önemlisi…

Yapılacak bir erken seçim ortaya çıkarsa seçmen değişim mi, devamlılık mı diyecek?

Bütün bu soruların cevabı bugün için bilinmiyor, 

Fakat siyasetin doğası gereği, cevaplar seçim günü ortaya çıkmadan önce toplumun içinde oluşmaya başlayacak.

ASIL HESAP SANDIKTA YAPILACAK

Bugün Meclis'teki sandalye sayılarını hesaplayabiliriz.

Hangi partinin hangi anayasa değişikliğine destek vereceğini tartışabiliriz.

İttifak ihtimallerini konuşabiliriz.

Yeni siyasi oluşumları değerlendirebiliriz.

Fakat bütün hesapların sonunda bir gerçek değişmeyecek:

Son sözü millet söyleyecek ancak bir sürpriz olmazsa çok zaman var.bu manada 

Meclis'teki 400 milletvekilinin hesabı başka, sandıktaki milyonlarca oyun hesabı başkadır.

Belki de önümüzdeki dönemin en büyük siyasi sürprizi, bugünden yapılan hesapların hiçbirine benzemeyecek.

Çünkü Türkiye'de seçimler yalnızca siyasi partiler arasında yapılmıyor.

Aynı zamanda toplumun gelecek tasavvurları yarışıyor.

İşte bu nedenle önümüzdeki dönemi yalnızca “Erdoğan yeniden aday olacak mı?” veya “Mansur Yavaş aday olacak mı?” sorularıyla okumak yeterli olmayacaktır. Ben öyle tahmin ediyorum ki şehir merkezlerindeki seçmen kadar Anadolu insanı da Mansur Yavaş’ı Cumhurbaşkanlığı için öyle veya böyle aday olmaya zorlayacaktır.  

Asıl soru şudur:

Türkiye seçmeni nasıl bir gelecek istiyor ve o geleceği hangi isimde görüyor?

Şimdilik cevap kesin değil.

Ama siyasi kulisler hareketleniyor, toplumun nabzı farklı atıyor ve yeni ihtimaller her geçen gün daha fazla konuşuluyor.

Bakalım önümüzdeki günlerde taşlar nasıl yerine oturacak?

Mansur Yavaş'ın siyasi geleceği hangi yönde şekillenecek?
Yeni bir siyasi oluşum gerçekten ortaya çıkacak mı?

Ancak anladığımız kadarıyla milletimiz Mansur Yavaş'ı rahat bırakmayacak gibi görünüyor, çünkü başka çareleri kalmadı!..

Ve Erdoğan, yeni bir anayasal düzenleme sonrasında nasıl bir siyasi strateji izleyecek?

Türkiye siyaseti yeni bir kavşağa doğru ilerliyor.

Biz de bu kavşakta ortaya çıkan gelişmeleri, kulisleri ve toplumdaki karşılığını izlemeye devam edecek ve sizlere her zaman olduğu gibi orijinalitesini kaybetmeyen haber ve yorumlarımızı aralıksız ileteceğiz.

                                                 ( Devamı gelecek )

Mehmet Akyol  0530 464 63 77     / e-posta:   gazeteciyazar.mehmetakyol@gmal.com 

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!