JANDARMA GENEL KOMUTANI İLE GÖRÜŞMEMZİN İKİNCİ BÖLÜMÜ 
SON DAKİKA

JANDARMA GENEL KOMUTANI İLE GÖRÜŞMEMZİN İKİNCİ BÖLÜMÜ 

  Askeriyenin kapısını çaldıktan itibaren dünyanız değişir. Ben bu manada farklı bir boyutta askerlik yaptığımı söyleyebilirim. Ayağıma bol gelen botları ve şıklığımı bertaraf eden askeri elbise her vatan evladı gibi benim de dünyamı değiştirivermişti.

Mehmet Akyol
31 Mart 2026, 17:11
41 görüntüleme

 

         Bu değişimi yaşarken heyecanlandığım kadar gururlandığımı da ifade etmem lazım. 

              “ Asker oldum, vatanıma olan görevimi ifa edeceğim ondan sonrası Allah kerim “ dediğimi iyi hatırlıyorum.    

       Teslim işlemleri ikmale erdikten bir hafta sonra Alay Komutanı makamına davet etti beni.  

        Emri Bölük komutanı tebliği yaparken “ sen kimsin, neden Alay komutanı seni çağırıyor”  diye serzenişte bulunmuştu. 

       Alay Komutanının o ihtişamlı mekânına girerken büyük heyecan yaşadım.

      Korkmuyordum ancak heyecanlıydım.

      Kilolu ve gülmeyen bir surat, ancak babacan tavırlı bir komutan… 

     “ Sen gelmeden selamın geldi, Bakan Faruk Sükan telefon açtı, seni Ankara’ya istiyor; acemi birliğin bir bitsin ondan sonra bakarız, gazeteci olduğuna göre aynı zamanda daktilon da iyi mi ? “ diye sordu. Ben de enteresan bir cevap verdim “ Efendim on parmak daktilom var yeter mi ? “ dedim. 

        Ayağa kalkıp şöyle dedi:  “ Bundan sonra rütbeli subaylara ‘ komutanım ‘diyeceksin, efendim yok “ dedi. 

          Merak etmeyin, komutan beni ikna etti, Ankara’ya göndermedi ancak askerliğim boyunca hep sivil giyindim ve havam birçok subaydan daha fazlaydı.

 

 

                                                             ÖNCE ÖZÜR SONRA KONUYA GİRİŞ

                          Askerlik hatıralarını anlatanlardan hiç hoşlanmam, peki şimdi benim yaptığım neyin nesi?

Askerlik dönemimdeki Alay Komutanım Necati Dereköylü ile, Jandarma Genel Komutanımız Orgeneral Ali Çardakcı’nın birçok benzerliklerinin olması…

                    ***

      Ben biraz şekilciyimdir, kabulde kapıdan girer girmez şekli olarak inceleme yaptım Ali Çardakcı Paşamı. Kısa bakış açısı ile anladığıma göre vatanperver, merhametli ve de hoşgörülü bir komutan olduğuna kanaat getirdim.   

                Önce koltuğunun sağındaki koltuğu gösterdi fakat ben oturmadım o oturuncaya kadar.. Bizim görüşmemize vesile olan (saygı değer komutanım ) E.Tuğgeneral Celal Şahin benim sağ yanımda yer aldı.

     Sayın Celal Şahin hemen konuya grip beni takdim etti. Arkasından ben biraz daha bilgi sunduktan sonra konu memleket ve millet meselesine, bürokrasi ve idari mekanizmanın işleyiş şeklinin tahliline geldi. 

        Ben,  Komutanım Emniyet Teşkilatında muazzam bir değişim oldu, polis teşkilatında da öyle, jandarma teşkilatında da… 

Halkımızın genel intibaı, Polis ve jandarma korku salan bir teşkilat olarak bilinirdi. Şimdi merhamet, saygı-sevgi, yol gösterici olarak telkin edilmeye başlandı ve bunun sonucudur ki günden güne huzur ortamı sağlanıyor, milletimiz jandarmayı de, polis teşkilatını da seviyor.

    Sayın İçişleri Bakanımızın bayramda yayınladığı mesaj ile biraz daha sevgi ve saygı artmaya başladı. Özellikle trafik denetimleri ile ilgili yaptığı açıklama ve sizin İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra hanımefendi ile birlikte denetim işlemleriniz muhteşemdi. Ceza yerine ikaz- uyarı… Mükemmel bir gelişme... dememle birlikte Komutanın “ Önce Eğitim “ demesi bana ayrı bir mutluluk ve huzur verdi; çünkü benim kitabımda önce okumak, sonra hoş görü vardır. 

    Ankara  Meclisi Anadolu Birliği’nin projelerini şöyle anlattım:    1- Okumayı yaygınlaştırmak 2- Türkiye’nin en önemli sorunu şu an itibarı ile ekonomidir ve buna bağlı olarak Tarımdır; biz de buna istinaden Prof.Dr. Ali Akmaz Başkanlığında Tarım Akademisini kurduk. 3- Şehirden köye dönüş           4- Üretim verimliliğin artırılması 5- Her bölgeye bir Eğitim Enstitüsünün kurulması. 

      Komutan üretim verimliliğin artırılması konusunda iyi fikir beyan ederken, köye dönüş kapsamında “ Köyüne dönecek insan bulmak kolay olmaz “ dedi. 

    Ben de buna istinaden, geçen sene İstanbul’dan Anadolu’ya (köylerine ) dönenlerin hanelerin sayısının 7.600 olduğu örneğini verip bu konuda açıklama yaptım.   

 

 

                                                                                    DÜNYAYA HÜKMEDEN KOMUTAN

    “ Son yıllarda milletimizin üzerinden jandarma korkusu kalktı,  daha mütedeyyin, daha sevecen bir yapı oluştu; halkımız bundan çok mutlu “ dememle birlikte EĞİTİM ifadesini tekrar dillendirdi ve arkasından Türkiye genelini ihtiva eden “ ZAPTİYE ” programından örnekler verdi… Önce Kızılcahamam Jandarma Komutanını, daha sonra Ardahan ve birkaç il… Ancak bu anlamda bir de sürpriz yaptı ve 10  saniye içinde Amerika’daki teşkilat mensubu ile rabıta kurup görüştü, biz bakakaldık !

     E.Tuğgeneral Celal Şahin ve E.Albay (Kimya Mühendisi ) sayın Bekir Açıkgöz bu ziyaretten mutlu olarak ayrıldık. 

  Son cümlemi, iyi niyet ve başarı dileklerimi sunmakla noktalıyor ve şöyle diyorum: Milletimizin idaresinde, devletimizin yönetim mekanizmasında böylesine mümtaz idarecileri nasip kıldığı için Cenab-ı Hakk’a şükrediyorum.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!