3 MAYIS TÜRKÇÜLÜK GÜNÜ NEDENİ İLE RAHMETLİ BAŞBUĞ ALPASLAN TÜRKEŞ’TEN SÖZ ETMEK İSTEDİM
Rahmetli ile Belek’te düzenlenen Dünya Türkleri Buluşma Gününde tanıştık. Toplantının öğle arasında istirahat için bir inşaat şantiyesine geçmişti; ben de arkasından gidip görüşmek için komandalar dan izin istedimse de vermediler. Ben de başlarına gidip ricada bulundum ve zoraki de olsa izini kopardım. İçeri girip benim talebimi Başbuğ’a ilettiler ve kabul gördüm.
Türkiye’nin sorunlarını ve o zaman Cumhurbaşkanı olan rahmetli Turgut Özal’ın “ Türklük “ ile bağının olup olmadığını sordum. Rahmetli gülümseyerek şu cevabı verdi: “Kamuoyunda yanış bir anlaşılma var, O iyi bir Türk iyi bir Müslümandır; anası babası da öyleydi. Ebeveyninin oğullarının adını Turgut, Korkut, Yusuf Bozkurt koymaları ne kadar Türk olduklarının önemini ortaya koymuyor mu ?, kaldı ki iyi bir Müslüman bir aile idi ” diyerek beni rahatlattı.
Alparslan Türkeş 4 Nisan 1997 tarihinde hayata veda etmiş unutulmaz bir siyaset adamıdır. Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) kurucusu ve ilk genel başkanı olan Türkeş her daim duruşu ve karakteriyle milyonlarca insanı kendine hayran bırakmıştır. Yaşadığı günden bugüne gelmiş sözleri ise birçok insan için büyük önem taşımaktadır. Biz de sizler için Alparslan Türkeş'in Türklük, vatan, bayrak, devlet ve milliyetçilik hakkında söylediği sözleri derledik.

Öncelikle Türkçülük Günü nedeniyle Rahmetli Alparslan Türkeş’in sözlerini derledim:
Türkçüler Günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman olan, kılık değiştirerek milletin içine giren ve hükümetin gafletinden yararlanan komünizme karşı Türkçü gençlerin bir uyarma yürüyüşüdür.
Milletler yabancı kuvvetlerin orduları ve diğer maddi güçleri tarafından yok edilmeden önce, manevi ve fikir güçleri tarafından esaret atına alınırlar. Böyle bir toplumun esir ve yok olması kesin hale gelir.
Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.
Türk aydınları için Batı'nın sığınması olmak bir ideal olarak benimsenmiştir. Milletimiz için bundan korkunç felaket düşünülemez.'
Davalarımızın çözümü kendimize dönmek, sarsılmaz bir birlik halinde el ele vermek ve geceli gündüzlü çalışmaya girişmekle mümkündür.
Tanrı dağı kadar Türk, Hira dağı kadar Müslümanız.
Ülküsüz insan, çamurdan farkı olmayan bir varlıktır.
Zafer asla mahvolduklarını zannedenler tarafından kazanılmaz.
Her kim ki Türk’e, Atatürk’e düşmandır, biliniz ki onlar Malazgirt’te İstanbul’un fethinde, Çanakkale’de, İstiklal harbinde mağlup ettiklerimizin Anadolu’da kalmış tohumlarıdır.
Allah bir, Vatan bir, Bayrak bir, Kitap bir, Millet bir… Böldürtmeyeceğiz.
Ülkücü olup da Atatürk’ü sevmeyen kişiler, ülkücülüğün temel anlam ve prensiplerini kavrayamamış, kendisini ülkücü sanan kanı bozuk insanlardır.
Zafer, asla mahvolduklarını zannedenler tarafından kazanılamaz. Hepiniz birer Türk Bayrağı'sınız.
Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin.
Fikir, iman, ülkü aşkı. İnsanları güçlü yapan bunlardır.
Dalından kopan yaprağın akıbetini rüzgar tayin eder.
Başarı için muntazam planlı çalışma yapmak lazımdır. Son nefesimizi verinceye kadar çalışacağız.
Cesaret, yüreklilik, atılganlık olmayan hiçbir dava başarıya ulaşamaz.
Alınan görevleri yapmak ve yapıldığını takip etmek lazımdır. Millet hayatında başarı devamlılığa bağlıdır.
Kendinizi küçük görmeyiniz. Sizler büyük kuvvetsiniz. Vazifenizi hiçbir zaman unutmayınız. Kuvvet birliktir. Davamızın geleceği birliktedir. Birlik, beraberlik içinde olmaktır.
Komünist sistemlerde halkın esaret altında oluşunun sebebi bir mülk sahibi olamamasıdır.
Gençliğimizi büyük bir savaş beklemektedir. Bozgunculuğa, tembelliğe, ahlaksızlığa, cehalete, yalancılığa karşı büyük bir savaş.
Ülkücüler, insanlık alemi içinde ne uşak olmayı, ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyen şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır.
Bölünme kabul etmez, kutsal bir bütün halinde Büyük Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz...
Emirlere mutlak itaat lazımdır. Laubali, gevşek, disiplinsiz, metotsuz kimselerle dâvamız yürümez. Her şeyde örnek olmak lazımdır.
Millî kalkınmamızı gerçekleştirmek, her Türk ferdini hür yapabilmek için Türk Milletini yeniden kurmak zorundayız. Vatandaşlarımız arasında parti, mezhep, ırk ve bölge farkı gözetmeksizin karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan bağlar dokuyacağız.
MEHMET AKYOL

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!