KÜLTÜR VE EDEBİYATIMIZDAN OKUMAK VE YAZMAK ÜZERİNE

KÜLTÜR VE EDEBİYATIMIZDAN OKUMAK VE YAZMAK ÜZERİNE

Her güzel şeyin meşakkatli bir yönü vardır; yazmanın okumanın da öyle...Hele okumaya teşvik yok mu?.. Tam anlamı ile ömür törpüsü diyebiliriz.

Mehmet Akyol
05 Ağustos 2026, 20:43
3 görüntüleme

 Fakat hoş karşılarsanız birkaç cümle ile okumak için bakınız ne diyeceğim: “ Okumanın çok, ama çok önemli bir geliri vardır ölçüye sığmaz. 
Okumak insana huzur verir, yorgun gönülleri ferahlatır, geleceğe ümitle bakmanızı sağlar.
   Deneyin isterseniz... He bir de yazmaya başlarsanız deme keyfine !..
    Bu köşede okumanın anlamı ve yazmanın huzur ve kıvamından söz ediyoruz. 
    Bazı arkadaşlar bilirler, her hangi bir durgunluk ve can sıkıcı bir hal esnasında okur veya yazarsanız ne kadar mutlu olursunuz anlatamam.

Mesela Mevlana’nın şu 4 satırlık değişini okuduğunuz an mutlaka rahatlarsınız; buyurun birlikte okuyalım: 


     Üzülme, yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar.
    Yağmurun en şiddetlisi en kara bulutlardan çıkar.
    Ay, geceye sabrettiği için apaydın oldu.
    Bir gün gelir açmaz dediğin çiçekler açar.

    Şiirin kıymetini ve değerini şairler bilir derlerse de daha önemlisi “ Aşıklar bilir “ desem mubâlağa sayılmaz. Baksanıza Eğitimci şair ve yazar 
Bilal Bütün maneviyat dolu şiirinde aşkın ve inancın önemini nasıl da satırlara dökmüş:

 

Yeminle bilendik aşk bıçağında
Takılıp kalmışız hasret ağında
Mübarek ruhların nur sancağında
Dokuz kez şavk vuran ışıktanız biz.

Hacının giydiği kutsal ehramın
Pişerek kıvama ulaşan hamın
Mevlana, Gürani, Hacıbayram'ın
Hikmetler saçtığı kaşıktanız biz.

İbrahim'in bilediği bıçaktan
İsa'ya yol veren kutlu ırmaktan
Adem'in varlığı olan topraktan
Su ile yoğrulmuş balçıktanız biz.

Eğri olanların giremediği
Binlerce dervişin yüzün değdiği
Yunus'un baş koyup af dilediği
Taptuk Emrede ki eşikteniz biz.

İpek böceğince kozayı örüp
Toprak misali gönlünü sürüp
Cisimler içinde esası görüp
Buldukça arayan aşıktanız biz.
           ***
Efendim herkes Mevlana, Hacı Bayram Veli, Yunus Emre olacak değil ya, bazıları da akıllarından geçtiği gibi, şiirimsi esintilerini kaleme alır aynen Filiz Alp gibi:

  ACIMASIZ YILLAR

Kimse kimseyi anlamıyor
Acımasız yıllar
Boşa geçen zaman kaybolan umutlar
Candan dışarı baktım ağaç tam karşımda
Ağaç yapraklarını dökmüş
Rüzgarda savruluyor oradan oraya
kaybolan yıllarım
Kuru yaprak gibi savruldu
Ağaç benden şanslısın
Bahar gelecek çiçekler açacaksın
Benim kaybolan yıllarımı
Kimden soracam
Acımasız yıllar
Ne sevmesini bilebildik
Ne yaşamasını öğrene bildik
Acımasız yıllar...

ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA YİNE BURAYA BEKLİYORUZ. HİKAYELERİNİZ, ANILARINIZ, NÜKTE DOLU DEYİŞLERİNİZ VE DE ŞİİRLERİNİZLE BEKLERİZ EFENDİM 

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!