Yatay Teolojik Dualarım

Yatay Teolojik Dualarım

 

Şimdi! İçimdeki sesi dinliyorum. Sağduyumla hareket ediyorum. İşlerime olan sorumluluğumu ve hayatımla ilgili kararlarımı güçlendirmek istiyorum. Haksızlığın gölgesinde kimse üşümesin! Gücün değil, hakkın yanında duracak bir vicdanım olsun. Her kararda üst insanlığı önceleyen bir ölçü tutayım. Evim bir mekândan öte, güvenin ve bağlanmanın sıcak bir yuvası olsun. İncitmeyen sözlerle, sabırla ve sevgiyle ailemi var edeyim! Emeğime sadakat, işime özen, sonucuna onur katayım. Boşa harcanan hiçbir anın ardında tembellik bırakmayayım. Kalabalıklar içinde kaybolmasın dost eli… Güvenebileceğim kadar vefalı, anlayabildiğim kadar anlayışlı olayım. Bir kuşun kanadındaki ürpertiyi, bir çocuğun sessizliğindeki kırılganlığı duyayım. Hayatın ince çizgilerine karşı körleşmeyeyim. Sözümle özüm arasındaki mesafeyi sıfıra indireyim. Kendimi kandırmadığım bir dünyada yaşayayım. Rengiyle, sesiyle, düzeniyle hayatın güzelliğini fark eden bir gözüm olsun. Güzel şeyleri yalnızca görmek değil; güzellikleri hep çoğaltayım. Kendimin ve başkasının sınırlarına saygı duyayım. Görülmesi gerekmeyeni göstermeyeyim. Bilinmesi gerekmeyeni koruyayım. Acıya kayıtsızlık gösteren kalpten uzak olayım. Başkalarının yarasına değdiğimde iyileştiren bir dokunuş olayım. Benliği şişiren kibirden arınayım. Bildiğimin ardında bilmediklerimin sınırlarını görebileyim. Kendi seçimlerimin sorumluluğunu taşıyabileyim. Özgürlüğümü başkasının yarasını büyütmek için değil, kendimi geliştirmek için kullanayım. Aceleciliğin çiziklerinden uzak, derin nefes almayı bileyim. Zamanın bana öğrettiklerine direnmeden, kabulle yaklaşayım. Bedenimi bir emanet gibi göreyim. Onu ihmal ederek değil, koruyarak kendime saygı duyayım. İnsanın varoluşuna, doğanın düzenine, sözün ağırlığına saygı duyayım. Varlığıyla bana hiçbir zarar vermeyen her şeye kıymet vereyim. Kalbimi daraltan tüm yükleri bırakıp sevginin ferahlığına yaklaşayım. Sevginin dönüştüren gücünü hayatın her anına taşıyayım. Yapmadığım her iyiliğin hesabını kendime verebileyim. Kendimden topluma, doğanın yasalarına, zamana karşı sorumluluk hissiyle yaşayabileyim. Sahip olduklarımı israfın savrukluğuna değil, ölçünün olgunluğuna emanet edeyim. Az ile çok arasındaki anlamı, değeri, ölçüyü göreyim. Evimde, çevremde, kalbimde kir biriktirmeyeyim. Temiz bir mekânın, temiz bir zihnin ve temiz bir niyetin değerini bileyim. Yaşadığım toprağın sadece üzerinde yürüdüğüm bir zemin değil; emeklerimle, sevgimle, sorumluluğumla büyüttüğüm bir yurt olduğunu unutmayayım. Elimi uzatmayı geciktirmeyeyim. Bir insanın yükünü hafifletmenin, bir dünyayı değiştirmek olduğunu unutmayayım. Evet, şimdi modern dünyanın hızında kaybolan kalbime şu sözleri fısıldıyorum: Bugün daha dengeli, daha duyarlı, daha âdil bir insan olacağım. Doğayı-insanı incitmeyecek, toplumu yaralamayacak, kendimi yormayacak bir hayat kuracağım. Bir sözü, bir iyiliği, bir dokunuşu eksik etmeyeceğim. Çünkü bir insanın dönüşümü, bütün dünyanın dönüşümüne değebilir.