SON YILLARDA TESETTÜR MODASINDAKİ DEĞİŞİM VE TOPLUMSAL YANSIMALARI

Son yıllarda tesettür modasının muazzam bir dönüşüm sürecinden geçtiğine hep birlikte şahitlik ediyoruz. Bu alandaki gelişimin ve tesettürün toplum nezdinde daha fazla itibar görmesinin temel nedenlerinden biri; kadın bakanlarımızın ve üst düzey bürokratlarımızın başörtülü olarak önemli görevlerde yer almasıdır.

SON YILLARDA TESETTÜR MODASINDAKİ DEĞİŞİM VE TOPLUMSAL YANSIMALARI

      Bu temsil gücü, tesettür modasının ivme kazanmasında yegane etken olmuştur.

Özellikle kadın bir devlet yetkilisinin önce Vali, ardından Bakan Yardımcısı olarak görev yapması ve jandarma birimlerinden sorumlu tutulması gibi tarihi adımlar, Anadolu’nun her köşesinde karşılık bulan olumlu bir atmosfer oluşturmuştur. Ancak bu gelişim, ne yazık ki bazı ön yargılı çevrelerde rahatsızlık uyandırmış ve bu kesimler için bir eleştiri odağı haline gelmiştir.

ÖN YARGILI YAKLAŞIMLAR VE TOPLUMSAL HOŞGÖRÜ
Toplumun bir kesimi, başörtülü bireylerin en ufak bir hatasını aramakta ve bu durumu etik dışı yaklaşımlarla bir karalama kampanyasına dönüştürmeye çalışmaktadır. Sosyal medyada veya farklı mecralarda, bir başörtülü hanımefendinin gençlerle çekilmiş fotoğrafları üzerinden "hayasızlık" gibi ağır ve yakışıksız ithamlarda bulunulması, bu ön yargılı bakış açısının ne denli çirkinleşebileceğinin bir göstergesidir.

Bu tür yaklaşımlara sahip kişilerin; donanımı, eğitimi ve kültürel birikimiyle ülkemize hizmet eden İçişleri Bakan Yardımcımız Sayın Kübra Güran Yiğitbaş gibi değerli isimler hakkında neler hissettiklerini tahmin etmek güç değildir. Fakat şu gerçek unutulmamalıdır: 

Bu ülkede eğitimi ve insani değerleriyle ön plana çıkan "Kübralar"ın sayısı her geçen gün artmaktadır.

Eleştiri sınırlarını aşan bu çevrelere tavsiyemiz şudur: Anadolu insanı kadim bir saygı kültürüne sahiptir. İnancı ne olursa olsun bu toprakların insanı; ezan okunurken kendine çeki düzen veren, namaz kılana dil uzatıldığında tepkisini gösteren bir hoşgörü ikliminde yetişmiştir. Bizler; inanan-inanmayan, Müslüman olan-olmayan, başı açık ya da kapalı ayrımı yapmaksızın Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan her bireyi değerli kabul ediyoruz. Hoşgörüyü temel ilkemiz edinerek, her bir vatandaşımızı samimiyetle kucaklamaya devam edeceğiz.