Değerli dostlarım;
Bugün size Mansur Yavaş'tan bahsetmek istiyorum.
2019 Seçimleri öncesi Ankara'da Konya Yolu üzerindeki Anzelha otel- kafeteryasında Buluştuk.
10 Kişilik bir guruptuk. o zaman BAŞKON Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet AKYOL ben ve birkaç üyemiz daha.. (Başkent Ankara Konfederasyon) Üyeleri. Konumuz Mansur Yavaş'ın seçilmesi ile ilgiliydi. Konuştuk anlaştık ve Mansur Yavaş'ı desteklemeye karar verdik. Sayın başkanın güveni bize tamdı… Daha sonra BAŞKON'UN organize ettiğimiz GİMATTAKİ büyük bir otel toplantısı daha yapıldı yemek yenildi içildi ve Mansur Yavaş seçimde neler yapacağını anlattı, sorular sorduk, doyurucu cevaplar aldık ve kendisini desteklemeye karar verdik.
Mansur Yavaş'ı CHP'li olduğu için değil, Milliyetçi-Muhafazakar, vatanperver ve dürüst olduğu için desteklemiştik. Şimdiye kadarda arkasında durmaya devam ettik.
Gel gelim bugüne:
Halk arasında bir söz vardır 'Düğün değil, bayram değil eniştem beni niye öptü" derler. 6 Yıldır Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Cumhurbaşkanından randevu alamayan Mansur Yavaş tam da CHP'nin kuruluş yıldönümünde Cumhurbaşkanı tarafından davet ediliyor ve kendisi de Saray'a gidiyor.
Mansur Yavaş'ın bu ani ziyarete konjonktür olarak zamanı mı değil mi bilemem ama, Milletvekilleri, Belediye Başkanları ve Meclis üyelerinin partilerini bırakarak AKP'ye geçtikleri bir sırada düşündürücü olmaktan uzak değildir.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit ÖZDAĞ'IN dikkat çektiği 'Mansur YAVAŞ'IN gitmesi değil, tam bu sırada davet edilmesindeki sebebi bilmek gerek"
Neyse.
Benim konum bu değil.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı'nın şehrin sorunlarını görüşmek istemesi ve yardım talebi elbette normal sayılmalı ama görüşme sonrası yapılan açıklamalar kafaları karıştırmaya devam ediyor.
Mansur Yavaş diyor ki:
1.Cumhurbaşkanı ile görüşmeye Ankara'da yapacağımız hizmetler için kendisinden yardım ve destek talebinde bulundum.
Buna kimse bir şey diyemez.
2.Bu ziyaretten önce Hem Kılıçdaroğlu'na hem de Özgür Beye haber verdim.
Sormazlar mı adama birbirinden ayrılmış her ikisi de seni yanlarında bulmak isterken sen niye ikisine de haber verdir?
Cevap veriyor ve diyor ki ileride ikisi de aynı masa etrafında toplanabilir, bunun için ben ortada duruyorum. Yani kim galip gelirse onun yanında duracağım demek değil midir?
3.Mansur Yavaş devamla: Beni fazla zorlarsanız bildiğimi yaparım.
İşte zurnanın zırt dediği yer burası. Mansur Yavaş hem iki partiyi hem de seçmenini tehdit ediyor.
Ne yaparsın Sayın Yavaş?
Belki partilerden birisini tercih etmek zorunda kalırsın ki bunu kimse yadırgayamaz.
Belki CHP den istifa eder bağımsız olarak devam edersin ki buna da kimsenin bir şey demeye hakkı yoktur.
Diğer bir alternatifte ancak şu olabilir. CHP'den istifa ederek sende diğerleri gibi AKP'ye geçersin.
Olaylara bir bak Sayın Yavaş!
Partilerinden istifa edip AKP'ye geçenler neden bunu tercih ettiler. AKP'nin kendilerine soruşturma açmaması için değil mi?
VARSA BİR EKSİĞİN-GEDİĞİN BU YOLU DENEYEBİLİRSİN.
Halk nazarında itibarını kaybetmek, çocuklarına bırakacağın temiz bir siyaset örneğini yok ederek ve kaybolmak istiyorsan elbette istifa iki satırlık bir yazı kadardır. Bozuk ve şeref ihtiva etmeyen yazıların sonu karalama kağıdı olmaktır. Üzerine her şey yazılabilir.
Karar senin. BÜRÜTÜS olmak mı istiyorsun?
Son bir not: Size bunu Anzelha'daki toplantıda söylemiştim. Rahmetli dedem bana demişti ki 'Eğer okurda ve CHP'ye oy verirsen sana hakkımı helal etmem. Dedemin vasiyetini siz dürüst ve namuslu olduğunuz için CHP'ye değil size oy vermiştim. Şimdi dedemin mezarına gidip dua ederek affını dilemem gerekecek herhalde.
Dedem beni affeder diye düşünüyorum da, ya bu halk sizi affeder mi?
Mansur Yavaş adaylığının açıklandığı günün ertesi günü bizimle görüşmüştü
