İyi insan olmayın, kendinize iyi olun

Bize hep iyi insan olmamız öğretildi.

 Kırmayalım, üzmeyelim, anlayış gösterelim, alttan alalım, affedelim… Peki bütün bunları yaparken kendimize ne yaptığımızı hiç düşündük mü?
Bazen iyi insan olmaya çalışırken kendi sınırlarımızı ihlal ediyoruz. “Hayır” dememiz gereken yerde evet diyor, gitmemiz gereken yerde kalıyor, konuşmamız gereken yerde susuyoruz. Karşımızdaki üzülmesin diye kendi üzüntümüzü erteliyoruz. Sonra da buna fedakârlık, sabır, sevgi diyoruz.
Oysa iyi olmak, kendinden vazgeçmek değildir.
Her şeyi anlayışla karşılamak zorunda değilsiniz. Herkesi affetmek, herkesi hayatınızda tutmak, her yükü taşımak zorunda da değilsiniz. Bir insanın neden öyle davrandığını anlayabilirsiniz; ama bu, size kötü davranmasına izin vermeniz gerektiği anlamına gelmez.
Bazen kendinize yapacağınız en büyük iyilik bir sınır koymaktır.
Bazen bir “hayır”dır.
Bazen mesafe koymaktır.
Bazen de yıllardır taşıdığınız bir yükü sahibine geri bırakmaktır.
Çünkü sürekli başkalarını incitmemeye çalışırken kendinizi incitiyorsanız, orada iyilik değil, kendinizi ihmal etmek vardır.
Bu yüzden belki de artık soru şu olmamalı:
“Ben iyi bir insan mıyım?”
Asıl soru şu olmalı:
“Ben kendime iyi davranıyor muyum?”
Çünkü insanın herkese gösterdiği merhametten, anlayıştan ve sevgiden birazını da kendisine ayırması gerekir.
Ve bazen kendinizi seçmeniz bencillik değildir.
Kendinize geç kalmamaktır.