İmam Hatipliler Kurultayı büyük bir ihtişala gerçekleştirildi

İmam Hatipliler Kurultayı büyük bir ihtişala gerçekleştirildi

81 ilden Trabzon’a geldiler! Bakan Tekin’in katılımıyla düzenlendi 23. İmam Hatipliler Kurultayı, 4-6 Eylül 2026 tarihlerinde Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.

Mehmet Akyol
05 Eylül 2026, 15:10
15 görüntüleme

81 ilden imam hatipliler, eğitimciler, gençler ve STK temsilcilerinin katılımıyla geleceği konuşmak için Trabzon’da buluştu.

 

ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından geleneksel olarak düzenlenen İmam Hatipliler Kurultayı’nın 23’üncüsü, 4-6 Eylül 2026 tarihleri arasında Trabzon’da, Karadeniz Teknik Üniversitesi kampüsünde yer alan Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Programa Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, AK Parti Trabzon Milletvekili Yılmaz Büyükaydın, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Millî Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, TRÜ Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu, Hamas Temsilcisi Abdusselam Haniyye, Millî Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Dr. Ahmet İşleyen, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Başkanı Abdullah Ceylan ve ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Trabzon Şube Başkanı Ali Çolak katıldı. Kurultayda ayrıca Türkiye’nin 81 ilinden imam hatip derneklerinin temsilcileri, eğitimciler, okul yöneticileri, akademisyenler, imam hatip mezunları, öğrenciler ve gönüllüler yer aldı.

 

 

 

HAYAL BİLE EDEMEYECEĞİMİZ ESERLER GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ

ÖNDER Trabzon İl Başkanı Ali Çolak, “Türkiye’nin bir yanından buraya teşrif eden yol arkadaşlarım, hepinizi Trabzon’dan en kalbi duygularımla selamlıyorum. Bu kurultayı Trabzon’da yapmaya karar veren ÖNDER Yönetim Kurulu Başkanımıza ve bu kurultayı sahiplenen sizlere canıgönülden teşekkür ediyorum. Bugün burada bir hatırayı yâd etmek, dünün mücadelesinden güç alarak yarına yürümek için buradayız. Bizim hikâyelerimiz kolay yazılmadı. Bu dava bugünlere kolay taşınmadı. Onlar bir tohum attı, bugün bu tohumun gölgesinde yetişen milyonlarca insan var. Bir evladımızın eğitiminden ve geleceğinden bu yürüyüşten uzak kalmasını dert edinmeliyiz. Gençlik yıllarımızda hayalini kurduğumuz nice eser gerçeğe dönüştü. Katsayı kaldırıldı, başörtüsü serbest kaldı, Ayasofya Camii’nin açılması. Bizim gönlümüzde taşıdığımız en büyük hedeflerden birisi de Kudüs’tür. Rabbim bizlere Kudüs’ün özgürlüğünü görmeyi nasip etsin. Biz bu coğrafyada zorluğa karşı durmayı öğrendik. Yamaçlar ne kadar dik olursa olsun o yamaçlarda hayat kurulur. Bizim imam hatip davasındaki mücadelemiz de aynıdır. Bugün Trabzon’a gelen herkesi aynı çatı altında görmek büyük bir gururdur. Bu birliktelik bizim en büyük gücümüzdür. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.” ifadelerine yer verdi.

 

KTÜ REKTÖRÜ ÇUVALCI’DAN GENÇLİK VE EĞİTİM VURGUSU

KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, “KTÜ olarak ülkemizin dört bir yanından gelen böyle bir topluluğu burada ağırlamaktan büyük bir onur duyuyoruz. Bu güzel buluşmayı anlamak adına aynı çatı altında bir araya gelmek değil. Aynı sorumluluk duygusu altında buluşmak kıymetlidir. İmam hatip aynı zamanda bir hizmet anlayışının temsilcisi olmuştur. Bu isimler başarıyı sorumlulukla buluşturma gayreti içinde olmuştur. Bugün her alanda bu deneyimin izlerini görmek mümkündür. Bizim medeniyet anlayışımız sadece ilim sahibi olmak değildir. Yüce kitabımızın ilk emrinin oku olması tesadüf değildir. Bizler okumayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Gençlerimizin okuması bu nedenle kıymetlidir. Bilgi tek başına yeterli değildir. Başarı önemlidir ancak tevazu eksik olduğunda bu başarı yarım kalır. Bilim ve teknoloji üreten fakat kendi medeniyet değerlerine de uzak kalmayan bir gençlik hayal ediyoruz. Bugün dünya tarihinin en hızlı değişimlerinden birinin içinden geçiyoruz. Böylesi bir dönemde gençlerimizi yalnızca sınavlara değil hayata da hazırlıyoruz. Çünkü geleceği yalnızca teknoloji kurmayacak. Geleceği ahlak ölçüleri belirleyecek. Bilim ilerledikçe hikmete ihtiyaç duyacağız. Bu nedenle imam hatiplilerin değerleri son derece önemli olacak. KTÜ olarak bizler de öğrencilerimizi yalnızca meslek sahibi bireyler olarak değil, sorumluluk taşıyan şahsiyetler olarak yetiştirmek için çabalıyoruz. ÖNDER İmam Hatipliler Derneğinin yıllardır yaptığı bu çalışma da çok kıymetli. Gelecek nesillere daha büyük bir miras bırakmak büyük bir sorumluluktur. Burada yapılacak istişarelerin yalnızca imam hatip camiasına değil, eğitim hayatımıza da katkı sunacağına eminim. Allah bizlere doğruya sahip çıkmayı nasip etsin. Sayın Cumhurbaşkanımızın da bu alanda gösterdiği hedefler de bir başarıdır. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza sağlıklı, uzun ömürler diliyorum. Bu anlamlı organizasyona emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”


BAŞKAN GENÇ’TEN İMAM HATİP VE KUDÜS VURGUSU

 

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, “Fatih’in, Yavuz’un ve Kanuni’nin şehrinde bir belediye başkanı olarak ama hem de imam hatip lisesi mezunu belediye başkanı olarak sizleri burada ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum. Önemini bilerek buraya teşrif eden Millî Eğitim Bakanımız ve Diyanet İşleri Başkanımıza da teşekkür ediyorum.

ÖNDER, Sayın Bakanımızı ziyaret ettiğinde 22 kez İmam Hatip Kurultayı yapılmış olmasına rağmen Trabzon’da yapılmamıştı. İmam hatip lisesi mezunu bir belediye başkanı varken bu kurultay Trabzon’da yapılsın diye ısrar ettim. Sağ olsunlar kabul ettiler. İmam hatip davasının kuruluşuna emek veren şehrimizin evladı merhum Celalettin Ökten Hocamızın, kurucu hocalarımızın, bu bir mücadeleydi ve bu mücadelede emek veren hocalarımızı rahmetle anıyoruz. O dönemin lideri merhum Adnan Menderes, eski bakanımız Tevfik İleri’yi rahmetle anıyoruz. Bu bir mücadeleydi. Üzerindeki sorumluluğun yerine getirilmesi mücadelesiydi. Bıkmadan, yorulmadan bu mücadele yapıldı, emekler verildi, alın terleri döküldü. Bu mücadelenin sonunda imam hatip mezunu Cumhurbaşkanımız var. Dünya lideri bir Cumhurbaşkanımız var. Bundan dolayı mutluyuz. Ancak bu mücadelenin eğer biz sorumluluk hissediyorsak, Türk-İslam medeniyetinin devamı için sorumluluğumuz var. Burada da bulunan hazirun ve hocalarımız çok daha fazlasını yapmalıyız. Geldiğimiz nokta insanlar ve insanlık için iyi bir nokta değildir. İnsanlık en kötü sınavını vermektedir. Bugün Filistin’de, Gazze’de kardeşlerimiz zulüm altında inlemektedir. O nedenle daha fazlasını yapmalıyız. Sadece bilgiye ulaşmak yetmez, bilginin vicdanla yoğrulması gerekir. Bu şuur imam hatiplilerde vardır. O gücü vicdanımızda daha güçlü hâle getirerek önümüzdeki günlerde sadece ülkemiz için değil, yüzü gözü bizde olan kardeşlerimiz için de bir umut olmaya devam edeceğiz. Bu şuurun devamı için bu mücadelenin de sürdürülmesi lazım. Bilginin bize ait değerlerle bir güç olması lazım. Başında millî kelimesi yazıyor ancak maalesef bizim dönemimize kadar millî bir müfredatla yönetilmiyordu okullar. Bu şekilde eğitmeye çalışan Millî Eğitim Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. İnşallah daha fazlasını da yapacağız. Kudüs’te inşallah yine bizim milletimizin sayesinde sulh olacak. Bu güzel buluşma için emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan, “Bu yılki buluşmamızı Karadeniz’in coşkun dalgalarıyla hırçınlaşan Trabzon’da gerçekleştirmenin hazzını yaşıyoruz. Aynı kubbenin altında buluşmanın heyecanını yaşıyoruz. En zor zamanlarda bu topraklarda Kur’an’ın sesi olan hocalarımızla bir araya geldik. Merhum Celalettin Ökten Hocamızı, Mehmet Aşıkkutlu Hocamızı, Kadir Mısıroğlu Hocamızı ve daha pek çok ismi rahmetle yâd ediyorum. Onların izinden giden nesiller olarak emanetlerini taşıyacağımıza söz veriyorum.

Bugün Trabzon’da sizlerle ahdimizi tazeliyoruz. Yolculuğumuza yeniden ‘Bismillah’ diyoruz. Bir arada olmamızın verdiği özgüvenle omuzlarımızdaki sorumluluğu yeniden kuşanıyoruz. Allah’a tekrar tekrar hamd ediyoruz. Bugün imam hatip camiası, küresel çalkantıların ortasındaki en güvenli limandır. Bu güvenli limanı tesis eden ve önümüzdeki engelleri kaldıran Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum.

İstikbale doğru giderken hangi yokuşlardan geçtiğimizi unutmuyoruz. Samimiyetle ilerleyen kadrolar burada. Kuruluşundan bugüne imam hatip okulları bunun en bariz şahididir. Bu topraklarda binlerce çınar yetişmiştir. Milyonlarca gencimiz de bunun takipçisi olmuştur. Bugün sahada öyle bir imam hatip gençliği var ki el birliğiyle her şeyi yapıyorlar. Her alanda ‘Ben buradayım’ diyorlar. Bugün imam hatip modeli çift kanatlı gençler yetiştiriyor.

Whatsapp Image 2026 09 05 At 11.13.11

ÖNDER çatısı altında her sene bir şiar açıklıyor ve bir yıl boyunca çalışmalarımızı bu şiar ile yapmaya çalışıyoruz. Bu sene 23. Kurultayımızda şiarımızı belirlerken Türkiye’nin en büyük ailesini göz önünde bulundurarak değil, Trabzon’dan şiarımızı ‘Kardeşçe’ olarak ilan ediyoruz. ‘Kardeşçe’ şiarımız bir yıl boyunca hukukumuzu pekiştirecektir.

İmam hatipli sevgili genç kardeşlerim, bu coğrafyanın ve bu ümmetin beklenen nesli sizlersiniz. Bu ümmetin kabul olunmuş dualarısınız. Kardeşliğinizle adalet sancağı daha da yükseğe çıkacaktır. Daha çok çalışınız. Kalbinizdeki imanla, tebessümünüzle Peygamberimizin ‘kardeşlerim’ dediği kadrolar sizlersiniz. Sizler hayallerinize ve secdelerinize sahip çıktıkça kardeşliğiniz daim olacaktır. Bu kutlu emeği nesilden nesile aktaranlar sizler olacaksınız. Bu enerjiyi kapı kapı dolaşarak herkese taşıyın. Elinizi omzuna atmadığınız kardeşiniz kalmasın. Bu kutlu yürüyüşe omuz veren, 81 ilden buraya gelen dostlarımıza ve bu kurultayda emek veren büyüklerimize teşekkür ediyorum.”

“İMAM HATİP BİR OKUL İSMİ DEĞİL, BİR İDEALİN ADIDIR”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, “Ülkemizin bu nadide şehrinde bulunmanın gururunu yaşıyorum. İmam hatip camiası olarak ortak ideal ve hedefler doğrultusunda gerçekleştirilen bu buluşmanın ülkemiz, milletimiz, gençliğimiz ve geleceğimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Yolumuzu açık tutacak tüm çalışmalarda bereket olsun inşallah.

İmam hatip kavramı bir okul ismi yanında bir idealin adıdır. İmam hatip, ilim irfan mektepleridir. Bir istikamet arayışı neticesinde ortaya çıkmıştır. Köklü bir medeniyet tasavvurunun inşasını amaçlamaktadır. İmam hatip her şeyden önce bir itidal zeminidir. Tekfirci yaklaşımların kıskacında ağır sınamalardan geçmiştir. İslam coğrafyası nice marjinal grupların hezeyanına şahit olmuştur. İnsanların dinî duyguları istismar edilmiştir. İnsanın yaratıcıyla, kendisiyle, toplumla ve çevresiyle olumlu ilişkiler kurması ancak doğru bir dinî eğitimle mümkündür. Bu anlamda imam hatipler önemli bir görev icra etmektedir. İmam hatipler kıymetli nesiller yetiştirmenin vücut bulmuş hâlidir. İmam hatip okulları nasıl daha iyi bir insan yetiştirebiliriz sorusunun cevabıdır. Kâmil insan yetiştirme modelidir. Medeniyetimizde yetişen nesiller ihsan üzere, ilahi murakabe altında bulunarak hareket edecektir. İnsanın yalnız kaldığında da doğruluktan ayrılmamasına neden olan duygu da budur.

İmam hatip okullarının tarihine baktığımızda büyük bir emek görüyoruz. Bu güzide okulların bugünlere gelmesinde nice fedakârlıklar vardır. Gözyaşı vardır. Bu vesileyle geçmişten günümüze omuz veren bütün büyüklerimizi rahmetle yâd ediyoruz. Geçmişin fedakârlıklarını iyi anlamak bize düşüyor. Yarına taşımak da bizim borcumuzdur. Bilim, teknoloji, sanat ve siyasette söz sahibi olmaktır. Her ne iş yaparsa yapsın en iyisini yapmak ve her nerede olursa olsun en iyi olmaktır. Başarmak için azmetmek ama başarı uğruna haktan ödün vermemektir. Ebedî bir âlemin varlığına inananlar için asıl başarı Allah’ın rızasıdır.

Bilim ve teknolojide yaşanan bunca gelişmeye rağmen insanlık aradığı huzur ve güveni bulabilmiş değildir. İnsanın en büyük ihtiyacı güzel ahlaktır. Daha fazla insaf, daha fazla adalettir. İmam hatip neslinin hizmeti bu olacaktır. Bu nesil Peygamber Efendimizin örnekliğinde güzel ahlakı temsil eden bir nesildir. Zulme karşı sesini yükselten bir nesildir. Hikmet ile derinleşen, merhametiyle tüm insanlığı kucaklayan bir umut neslidir.

Her şey büyük bir hızda değişiyor ve gelişiyor. Yeni nesli iyi tanımak zorundayız. Zamanın ruhunu yakalamak ve çağın ihtiyaçlarına göre donanmak zorundayız. Geçici olana aldanıp savrulmaktan da kendimizi ve gençlerimizi korumalıyız. Çalışmalarımızın merkezine ihlas ve samimiyeti yerleştirmek zorundayız. Bizi gerçek anlamda başarıya ulaştıracak budur. Ayrıca imam hatipliler olarak bizler projelerimizi ve hizmetlerimizi bütün gençler için planlamak zorundayız. Hedefimizi sadece imam hatipliler olarak sınırlı tutamayız. Bu anlamda hiçbir gencimizi ihmal etme lüksümüz yok. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bizler aynı hassasiyetle yaklaşmayı bir görev olarak görüyoruz. Sosyal faaliyetlerimizle bütün gençlerimize ulaşmanın çabası içindeyiz. STK’larımızın da aynı şekilde çalışmasını istiyoruz. İmam hatip camiası büyük bir ailedir. Ortak bir ideal etrafında buluşmuş büyük bir aile. Her ferdiyle birbirine omuz veren güçlü bir aile. Bu duygu ve düşüncelerle bu buluşmanın hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum.”

BAKAN TEKİN: İMAM HATİPLİ OLMAK BİR MÜHÜR MİSALİDİR

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, “Ben Abdullah Başkan’ın daveti üzerine zaten gelecektim. Fakat çarşamba günü Sayın Cumhurbaşkanımızın da talimatıyla selamlarını iletmekle görevlendirildim. Selamları ve teşekkürleri var. Trabzon ÖNDER Başkanına atfen, her genel kurulda bir sonrakini Trabzon’da yapmazsanız gelmiyorum dedi, hepsine geldi. Bir sonrakini Erzurum’da yapmazsanız ben de gelmiyorum. Bir sonrakinde de yine buluşalım inşallah. Şimdiden davet etme mecburiyetinde bıraktık. İmam hatip okullarımızın kuruluşundan bugüne kadar emek sarf edenlere teşekkür ediyorum. Ancak ben bir başka hususun altını çizmek istiyorum. 28 Şubat’ı yaşadık. Bu dönemde imam hatip okulları toplamda %2 öğrenci sayısına düştü. İmam hatip okulları müdürleri köy köy dolaşıp öğrenci kaydetmeye çalıştı. Benim zihnimde imam hatip okulları 28 Şubat’ta kapatılmıştı. Vefa zincirini tamamlayabilmek açısından bir hakikati teslim etmek gerekir. 28 Şubat’ta kapatılan bu okulların ikinci kurucusu olma vasfını taşıyan Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Bunu bir millî eğitim bakanı olarak söylüyorum. İmam hatip okullarının birçoğu kapanmıştı. Yeniden 28 Şubat’tan önceki noktaya gelmiş durumda.

O yüzden Cumhurbaşkanımızın kararlı iradesi ve milletimiz birleşince bu ateş yeniden tutuştu. Rabbim bu davayı yeniden göğe yükselten herkesten razı olsun. İnsanı diğer varlıklardan ayıran en temel haslet onun bir teslimiyet ile var olmasıdır. Böylesi törenlere sığmaz bu mensubiyetler. Benim gözümde imam hatipli olmak da bendimize nakşolunan bir mensubiyettir. Ben de bunu onurla taşıyorum. Zira imam hatipten mezun olmak ömür sermayemizden bir güne yazılmıştır. Ancak imam hatipli olmak bir mühür misalidir. Mezuniyet bir müessesenin kapısından dışarıya adım atmaktır. İmam hatipli olmak ise o kapının ardından kuşanılmış bir duruştur. Öyle ki aradan kaç yıl geçerse geçsin, hangi makama gelirse gelsin, o mühür onu kendi ölçüsünden şaşmamakla mükellef kılar. En ağır imtihanlardan geçerken ülkenin yeniden imarındaki yerini almaktan bir an geri durmadık. Kimimiz siyasetin zorlukları altında yükler üstlendik. Kimimiz devletimize hizmeti şiar edindik. Kimimiz akademi kürsülerinde hakikatin peşine düştük.

Bu hakikatin en yüksekten görünen örneği Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Bu okulların sıralarından geçip bu ufku göstermiştir. Sizlerin de asıl talip olması gerektiği şey bu ruh hâlidir. Kendi yolunuza karar vereceksiniz. Hangi mesleği seçerseniz seçin. Bu ruhtan asla ayrılmamak bizlerin mirasıdır. Katıldığım her ortamda şunu ifade ettim: Biz bugünlere, başımız dik yürüdüğümüz bu aydınlık yola kolay kavuşmadık. Bu milletin kendi dili ve inancıyla yetiştirme iradesi karşısında vesayet duvarları ile imtihan olunduk. O duvarlar her devirde bir başka surete büründü. Kâh bir yasak, bir darbenin çizme sesleriyle, kâh milletin bağrına sokulmuş hain bir şebekeyle karşımıza çıktı. 28 Şubat ve 15 Temmuz’un çehresi aynı köhne zihniyetin maskeleriydi. O dönem FETÖ lideri ile yapılan bir röportajda okulların anahtarları verilmek istenmişti.

Bu günleri gördükten sonra aynı kişiler olmadığını iddia etmek olur mu? Bütün bir asra yayılan bu kuşatma ortamını kuranlar hesaplarını tutmuşlardır. Bir milleti kendi köküne yabancılaştırmak üzere tahakkümün sabrıyla mümkün kıldıklarını sandılar. Kul hesap yapar ama nihai hükmü veren Allah’tır. Bizim inancımızı ve itikadımızı sağlam tutmamız gerekmektedir. Çok şükür bugün bu noktalara geldik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Fakat işimiz bitmedi. Daha yapacak çok işimiz var. Birçok ortamda söylüyorum, içinde yaşadığım dünyada maalesef çocuklarımızı biz yetiştirmiyoruz. O yüzden diyorum ki yapılacak çok iş var.

Çocuklarımızın kendi çocuklarımız olmasını istiyorsak bir Müslümanın sahip olması gereken en hassas biçimde bire bin katarak bu mücadeleyi yürütmemiz gerekir. Bir makinenin bu kadar rahat bir biçimde insanı taklit etmesi bir kırılma yaratıyor. İnsanı anlama iddiasıyla modern zihinler ortaya çıktı. Aklını kalbinden, bilgisini gayesinden kopardı. Ölçekliliğini hakikat saydı. Ben şuna kanaat getirdim. Bir insanı mana olmaktan çıkartıp bir yığın veriye indirgeyen asıl kırılma bu çalışmalarda gizli. Bu asırlara yayılmış olan indirgemenin varlığını son nokta olarak görüyorum. Bizim medeniyetimiz insana bu gözle bakmadı. Hakikatin kaynağı bir olduğu için bizim gayemiz de bir olmalıdır. Aynı insanın birbirine açılan iki odası olmalıyız. İnsanın da aklıyla, kalbiyle bir arada yoğrulmuş bütün olmasıdır. Kâmil insan bu vahdetin adıydı.

Makinenin kudretinin eriştiği yer insanın ölçülebilen yüzüdür. İç ayrıntılara ise ulaşamayacaktır. İnsan bu derinliğe sahip olduğunda makine ona ulaşamaz. Bizler bu çatı altında modern dünyanın ayırdığı âlemi yeniden buluşturma çabasındayız. Tek bir marifetin iki yüzü hâline getiriliyor. Çift kanatlı genç ifadesiyle bu zaten zikredildi. İmam hatip okulları artık tekdüze bir okul olmaktan da çıktı. Bir adım attık, proje okulu diye bir kavram ürettik. Bu kavram ile imam hatip okullarımızda idarecilerimizin de gayretiyle farklı projeleri hayata geçirmekti. Bugün imam hatip okullarında her alanda çalışma yapılıyor. 8 yıl imam hatip okuluna gidip Kur’an eğitimi alan bir kardeşimiz neden hafız olamasın diyorduk. Bunu da hayata geçirdik. Allah nasip etti, Cumhurbaşkanımızın da takdirleriyle göreve başladığımız andan itibaren insanın ruhu ve kalbiyle arasına ayrım koyan, aklıyla vatan sevgisi arasına ayrım koyan, değerlere çocuklarımızı uzaklaştıran müfredat yerine aklıselim bir müfredatı hayal ediyordum.

Çok şükür 2024 yılı bahar aylarında karşı çıkışa rağmen, birçok kişinin karşı çıkmasına rağmen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adı altında bize özgü ama aynı zamanda çağı takip eden, çocuklarımızın saygı duyduğu, birlik ve beraberliğe sahip çıkan bir müfredatı hayata geçirdik. Bize bu süreçte destek olan herkese şükranlarımı sunuyorum. Bazen okulda zihnimize kazınanlar bizi o kadar etkiler ki. Mesela Haçlı Seferleri yerine Haçlı Saldırıları kullanıyoruz. Bunun gibi kavramlar var. Birçok arkadaşımız biz düşünemedik diyor. Zihnimize nakşedilmiş mesela Aydınlanma kavramı. Batı’nın hangi dönemi bu? Osmanlı’nın egemen olduğu dönem karanlık, ondan kurtuluşu ise aydınlanma diye ifade ediyorlar. Coğrafi keşifler diyoruz mesela. Hiç kimse bunun arkasında bir art niyet görüyor. Coğrafi keşifler aslında dünyada sömürgeciliğin başlamasıdır.

 

Biz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile bu ülkede ayrım gözetmeksizin, amasız fakatsız herkesi bayrağın etrafında milletimizin değerleriyle örtüşür biçimde bir arada tutmaya çalışıyoruz. Bu tür programlarda çokça bulunmuş bir kardeşinizim. Hâlâ STK’ların içinde bulunan bir kardeşinizim. Böylesine Türkiye’nin her tarafında örgütlenen bir topluluk olmak zor. Ben ÖNDER’e bu gayreti için teşekkür ediyorum. Sizlere teşekkür ediyorum. Ben Millî Eğitim Bakanı olarak ÖNDER ailesine teşekkür ediyorum. Ev sahibimiz Trabzon Valimize teşekkür ediyorum. Çok güzel bir organizasyon oldu. Ama Ahmet Metin Genç’i ayrı bir yere koyuyorum. Onu hem insan olarak seviyorum çünkü Trabzon halkının heyecanını futboldan yeme kültürüne kadar halkın değerlerini yansıtıyor. Salah’la ilgili yaptığı açıklamayı tebrik ediyorum. Çok başarılı bir belediye başkanı. Milletvekilimiz, AK Parti İl Başkanımız Sezgin Başkanım, Trabzon gerçekten her anlamda çok uyumlu bir il. Bize ev sahipliği için teşekkür ediyorum.”

 

 

 

 

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!