Hıdırellez, İslam öncesi Orta Asya, Mezopotamya ve Anadolu inançlarıyla İslam kültürünün sentezlenmesi sonucu oluşmuş,
Baharın gelişini simgeleyen köklü bir halk geleneğidir. Manevi ve dini yönü, toplumsal hafızada Hızır (a.s.) ve İlyas (a.s.) peygamberlerin buluşma günü olarak kabul edilse de, İslam alimleri tarafından doğrudan bir dini emir veya bayram olarak görülmemektedir
İslam dininde Hıdırellez, kökeni itibarıyla İslami bir bayram veya ibadet günü olmayıp, daha çok kültürel, mevsimlik bir kutlama ve halk inancı (hurafe/batıl inanç) geleneği olarak değerlendirilir.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve İslam alimlerinin görüşleri çerçevesinde Hıdırellez'in İslam'daki yeri, önemi ve sakıncalı (olumsuz) yönleri şöyledir:
1. İslam Dininin Hıdırellez'e Bakışı ve Önemi
- Kültürel Bir Bahar Coşkusu: Hıdırellez, doğanın uyanışı, baharın gelişi ve insanların neşe içinde bir araya gelmesi olarak görüldüğünde, kültürel bir etkinlik olarak değerlendirilir.

Sosyal Dayanışma: İnsanların doğaya çıkması, piknik yapması, yemekler yapıp paylaşması, dargınların barışması ve sadaka verilmesi gibi uygulamalar, İslam'ın teşvik ettiği sosyal yardımlaşma ve kaynaşma ruhuna uygun bulunabilir.
- Tefekkür Vesilesi: Baharın gelişiyle Allah'ın yarattığı güzellikleri tefekkür etmek (düşünmek) ve şükretmek, İslami açıdan uygun davranışlar arasındadır.
2. Hıdırellez'in Olumsuzlukları ve Dinen Sakıncalı Yönleri
Hıdırellez kapsamında yapılan bazı ritüeller, İslam'ın temel inanç esaslarına (Tevhid) zarar verdiği için haram veya şirk kapsamında değerlendirilmektedir.
Şirk Riski (Allah'tan Başkasından Medet Ummak): Hızır veya İlyas peygamberlerin darda kalanlara yardım ettiğine inanarak, onlardan doğrudan yardım istemek ("Hızır baba yetiş" vb.), tevhidi zedeleyen ve şirk koşma riski taşıyan en büyük olumsuzluktur.
- Batıl İnançlar ve Hurafeler: Gül ağacına dilek kağıdı asmak, para kesesi bağlamak, mezar taşlarına taş yapıştırmak gibi davranışlar batıl inançtır.
- Kaderci Anlayışın İstismarı: "Hıdırellez günü yapılan dualar mutlaka kabul olur" veya "Bu gece kader değiştirilir" gibi inanışların dini bir temeli yoktur.
Ateşten Atlamak: Ateş yakıp üzerinden atlayarak kısmet açılacağına inanmak, İslam'ın yasakladığı hurafe âdetlerdendir.
Sorularla İslamiyet
- İsraf: Dileklerin gerçekleşmesi için gereksiz harcamalar yapmak, yiyecekleri heba etmek israf olarak görülür.
Özetle; Hıdırellez'i sadece baharın gelişi, doğa ile iç içe olma ve sıla-i rahim (akraba ziyareti) günü olarak geçirmek sakıncalı görülmezken, Hızır'dan medet umma, ateşten atlama veya dilek ağacına çaput bağlama gibi ritüellerle şirk ve hurafe içerisine düşmek dinen uygun değildir
Galeri
Büyütmek için tıklayın

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!