Uygur milletine yıllardır zulmedenlere de İslam’ın kapısı açıktır.
Uygur Türklerine zulüm, baskı ve haksızlık uygulayan herkes için de Allah’ın hidayet kapısı açıktır. Eğer bu insanlar samimi bir şekilde İslam’ı kabul eder, “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” diyerek Allah’a iman eder, işledikleri zulümlerden içtenlikle tövbe eder, haksızlıklarını terk eder ve adalete yönelirlerse, Allah’ın rahmeti ve mağfireti onlar için de açıktır.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
“De ki: İnkâr edenlere söyle; eğer vazgeçerlerse, geçmişte işledikleri bağışlanacaktır.” (Enfâl Suresi, 8/38)
Başka bir ayette ise şöyle buyrulur:
“De ki: Ey kendilerine karşı aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Zümer Suresi, 39/53)
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de şöyle buyurmuştur:
“İslam, kendisinden önce işlenen günahları siler.” (Sahih Müslim)
Bu nedenle, Uygur halkına zulmedenlerin de samimiyetle iman etmeleri, zulmü tamamen terk etmeleri, tövbe etmeleri ve doğruluk yoluna yönelmeleri hâlinde Allah’ın affını ummaları mümkündür.
Bununla birlikte, İslam aynı zamanda adaleti emreder. Samimi tövbe; yalnızca sözle değil, zulmü bırakmayı, pişmanlık duymayı, bir daha aynı haksızlığı yapmamaya kesin karar vermeyi ve mümkün olan durumlarda insanların haklarını gözetmeyi de gerektirir.
Uygur halkının bugün karşı karşıya bulunduğu sorunların ve geçmişten bugüne uzanan meselelerin kalıcı şekilde çözülebilmesi için; yüksek akıl, sağduyu, istişare, uluslararası hukuk, diplomasi ve yapıcı diyalog büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede yürütülecek barışçıl ve ilkeli çalışmalar, Uygur toplumunun eğitim, ekonomi, kültür ve sosyal refah alanlarında gelişmesine katkı sağlayabilir; dünya milletleriyle karşılıklı saygı ve eşitlik temelinde daha güçlü ilişkiler kurulmasına zemin hazırlayabilir.
Kalıcı barışın, güvenliğin ve toplumsal huzurun güçlenmesi; hukuk devleti ilkelerinin, temel hak ve özgürlüklerin korunması, tüm vatandaşların güven içinde yaşayabileceği kapsayıcı yönetim anlayışının güçlendirilmesiyle mümkündür. Bu doğrultuda, Uygur Özerk Bölgesi Hükümet’inde yaşayan Uygurlar da dâhil olmak üzere bütün toplum kesimlerinin haklarının korunması, refah seviyelerinin yükseltilmesi ve geleceğe güvenle bakabilmeleri; barış, adalet ve karşılıklı güvenin hâkim olduğu bir ortamın güçlenmesine bağlıdır.
İslam’ın çağrısı; Uygur halkı da dâhil olmak üzere bütün insanlık için hidayet, adalet, merhamet ve barış çağrısıdır. En büyük hedef, zulmün sona ermesi, insanların doğru yolu bulması ve yeryüzünde adaletin hâkim olmasıdır.

Erkin Sabit ŞAVUOT
Bilgisayar Yüksek Mühendisi
Araştırmacı – Yazar
Avrasya İttifakı, Uzak Doğu, Türkistan ve Orta Doğu
Stratejik Araştırmalar ve Diplomatik İlişkiler Uzmanı
Turan Konfederasyonu Genel Başkanı .
Ankara Meclisi Anadolu Birliği gbşk yrd.
Uygur Federasyonu Genel Başkanı.
Dünya Barış elçileri uzakdoğu direktörü.
Uluslararası basın yayın konfederasyonu diplomasisi direktörü.
Uzakdoğu iş adamları yatırım finans konseyi temsilcisi .
Turan Kızılelma Teşkilatı genel başkanı
Turan Devletleri Teşkilatı TDT Stratejik Araştırma Bşk.
İletişim 05357951111,05369820000
erkinsabit158@gmail.com

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!