Her kötü şeyi beklerdik ancak bu kadarı ile de karşılaağımızı sanmazdım.
BİZİ MUHTAÇ ETTİLER KURU SOĞANA
Mahsuni Şerifin " Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana" deyişi geldi aklıma. Birkaç sene önce Bulgaristan'daki sapı samanı, Suriye'den patatesi soğanı ithal etmiştik, bu kadar mı (?) hayır...
Denizaşırı ülkelerden sığırı, davarı; hatta eti, buğday başta olmak üzere tarım ürünlerini...
Gerçi tarım ülkesi olmamıza rağmen hala birçok ürünü ithal etmeye devam ediyoruz.
Böylesine vahamet ortadayken atalarımızın senelerdir ekip biçtikleri araziler - iktidarın yanlış politikaları yüzünden şimdilerde devlet çıkardığı yanlış " Büyükşehir Belediyesi Kanunu " yüzünden, Köyler harabeye döndü, köylülerin hürriyetleri ellerinden alınıp şehirlere göç ederek mazlumlara döndüler. Bu durumda köy mahsun, köylü mahsun, dağlar - çobansız ve hatta köpeksiz kaldı...
Çiftçi tarlaya, tarla çiftçiye küstü.…

Şimdi kuru soğanın, patatesin fiyatı 70.00- TL olunca düzen bozuldu, aileler arasında (eşler arasında) karı-koca kavgaları başladı aynen iktidar ile muhalefet arasında oluğu gibi...
Sabah Gazetesi’nin verdiği manşetten öğrendiğime göre Sayın Cumhurbaşkanımız bol keseden atıyor ve diyor ki, " Ekonomiz hak ettiği yere gelmiştir “.
Ekonomimiz zirveye ulaştı da benim emekli maaşım neden hala 26 bin Lira?..
Devlet kademelerinde çalışan bir kesim 25-30 lira alırken neden bazı memurlar 100-150 bin lira alıyor?..
Hatta daha ötesi var; Tarım Kredi Müdürü neden 1 Milyon TL’den daha fazla maaş alıyor ?..
Bu arada idari ve siyasi mekanizma öylesine bir hengameye büründü ki, ne iktidara güven kaldı ne de muhalefete...
Gerçi muhalefet bırakmadılar ya !...

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!