HAYATIMDA GÖRDÜĞÜM EN CESUR İMAM

HAYATIMDA GÖRDÜĞÜM EN CESUR İMAM

RAMAZANDA TERAVİH NAMAZI KILINIR, ANCAK REKATİ ÇOK OLDUĞU İÇİN ÖZELLİKLE ÇOCUKLAR MÜMKÜN OLDUĞU KADAR KAYTARMAK İSTERLERDİ

Mehmet Akyol
11 Mart 2026, 22:59
40 görüntüleme

 

Hemen iftardan sonra bir araya gelip kendimize göre eğlenmek istesek de köydeki o manevi baskı mı yoksa büyüklerden utanmak mıdır bilemem bizleri de yatsı namazı öncesi caminin önüne çekiyor tabi oradan da içeri giriyorduk. Yine böyle bir namaz vaktiydi. İtişe kakışa camiye girdik. Genellikle arka sıralara oturup en ufak bir fırsatta kikirdemeye hazır beklerken; Şirin Hoca-Mustafa Şirin- o kendisine has yürüyüşü ve son derece ciddiyet içinde ezan bitimi cemaatı yararak ön safa geçip namaza başladı...   
     Buraya kadar anlattıklarım her camide olan bir davranıştı. Esas bundan sonra belki de hiçbir camide yaşanmayan, yaşanamayan ve de yaşanmayacak olan bir olay oldu.    Kıraatı pek etkileyici değildi. Hatta zorlandığını da söylemek mümkündü. Acele etmeden kıldırırdı namazı. Böyle olunca da otuz üç rekat namaz bir hayli uzun sürerdi. Belki de acelesi olan bizler için öyleydi. 
    Yine namazın uzadığını düşündüğümüz bir anda hocamız otuzuncu rekatın ortasında sağına selam verip cemaate yüzünü dönerek "Ey cemaat ben namaz için abdest almayı unutmuşum, isteyen devam edip namazı bitirir isteyen benimle yeniden kılar" diyerek hiç beklemeden yine o kendisine has hareketleri olan ve acelesi olmayan yürüyüşüyle cemaatı yararak çıkıp gitti.Hepimiz dona kalmıştık. Acaba çıksak mı, hocayı beklesek mi ikilemi arasında birbirimize bakışıp durduk. 
     Cemaatten bir kişi kalksa sanırım camide kimse kalmayacaktı. Ama kimse kalkmıyor ya da kalkamıyordu. Herkes yerine adeta çivilenmiş gibiydi. Kendi aralarında bu nasıl iş falan gibi konuşan da yoktu. Sanki namaz devam ediyor gibi sessizlik ve hareketsizlik hakimdi. Ne kadar bekledik bilemem...ama şahsen bana saatler geçmiş gibi geldi. Nihayet hocamız kapıda göründü ve yine hiç acele etmeden gelip ön safa geçerek o geceki yatsı ve teravih namazını kıldırmaya ilk rekattan başladı. Tabi bütün cemaat ta o gece namazı otuz üç rekat yerine altmış üç rekat olarak eda etti.   
     O günden bugüne kadar hep düşünmüşümdür. Namaz kılınan kaç camide ve namaz kıldıran kaç hocada böyle bir medeni cesaret örneği yaşanmıştır? Kaç hoca cemaat huzurunda ve de nezdinde nefsini ezerek bu hareketi gösterip, Allah huzurunda sorumluluktan kurtulma yolunu seçmiştir? Üstelik köyde hoca hakkında yetersiz, çok daha yetkin kimseler olmasına rağmen bunun ilkokul diploması olduğu için hoca olarak tayin edildiğine dair tezvirat yapılırken...Ve yine sormuşumdur kendi kendime, acaba ben olsam aynı cesareti gösterip, cemaatın ve köylünün nezdinde kendimi öyle zor durumda koyar mıydım diye. El cevap, galiba namaza devam edip sonra da tövbe ederdim.

   Tabi iş işten geçtikten sonra tövbe kapısı açılıp, kabul görür müydü bilemem.    Yaşadığım bu olay bana hayat düsturlarımdan birisini belirledi.
    Genele yönelik sorumluluklarım doğrultusunda bir yanlışa düşmüşsem, o yanlışı hemen orada düzeltme davranışını göstermek ve bunun o an için beni sıkıntıya sokacağını dikkate almamak...  
       Umarım ki, çok hassas olan bilhassa dini görevler ifa eden ve dahi topluma örnek olarak hak, hukuk, adalet ve sorumluluk kavramlarını kalıcı kılmakla yükümlü görevlilerin nefsani duygularını aşarak hakka teslimiyet içinde davranışlarını sergilerler. Selam olsun Şirin Hoca ve onun gibi Allah'a teslimiyet içinde olanlara!..Bilâl BÜTÜN

Yorumlar (1)

K
Keriman GÖZALAN 13 Mart 2026, 16:58
Hocanın yaşamış olduğu unutkanlıktan doğan itirafıhakikaten takdire değer,ve geridönüş yaparak görevini yerine getirmesi....Ya namaz kılan kişilerin de.olayı kabullenecek hocayı bekleyip namazlarını kılmalarına ne denir..Sonuç beni çok mutlu etti....Teşekkürler...Hep böyle anlayışlı olmalıyız