GÖRÜŞMELERDE İRAN BEKLENİLENDEN DAHA FAZLA KARARLI ÇIKTI VE ABD TEMSİLCİSİNE REST ÇEKTİ
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: Anlaşmaya bir toplantıda varılmaması doğaldır" İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: Anlaşmaya bir toplantıda varılmaması doğaldır İran devlet televizyonuna konuşan Bekayi, İslamabad'da gerçekleştirilen ABD-İran dolaylı görüşmelerini değerlendirdi. Bekayi, "Bu görüşmeler, ABD ve İsrail'in 9 ay içerisinde ikinci kez giriştikleri ve 40 gün süren bir savaşın ardından, sadece güvensizlik değil, kuşku ve şüphenin hakim olduğu bir atmo
ABD-İran müzakerelerinden sonuç çıkmadı! Tahran'dan peş peşe müzakere açıklaması: Hürmüz Boğazı'nın anahtarı bizim ellerimizde
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Pakistan'da gerçekleştirilen İran-ABD müzakerelerine ilişkin, "ABD bizim mantığımızı ve ilkelerimizi anladı. Güvenimizi kazanıp kazanamayacaklarına karar verme zamanıdır." derken, İran lideri Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı ve ülkenin önde gelen siyasetçilerinden Ali Ekber Velayeti "Hürmüz Boğazı'nın anahtarı bizim ellerimizdedir." dedi.
İran lideri Hamaney'in Başdanışmanı: "Hürmüz Boğazı'nın anahtarı bizim ellerimizde"
İran lideri Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı ve ülkenin önde gelen siyasetçilerinden Ali Ekber Velayeti ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamada bulundu.
İran diplomasisinin tarih boyunca amacının ve temel ilkesinin İran'ı korumak olduğunu belirten Velayeti, "Hürmüz Boğazı'nın anahtarı bizim güçlü ellerimizdedir." ifadesini kullandı.
Kalibaf görüşmeleri değerlendirdi: Karşı tarafa güvenimiz yok

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, X hesabından açıklamalarda bulunarak, Pakistan'da gerçekleştirilen İran-ABD müzakerelerine ilişkin,
"ABD bizim mantığımızı ve ilkelerimizi anladı. Güvenimizi kazanıp kazanamayacaklarına karar verme zamanıdır." dedi.
Müzakereler öncesinde iyi niyetlerini ve gerekli iradeye sahip olduklarını vurguladıklarını aktaran Kalibaf, "Daha önceki iki savaş nedeniyle karşı tarafa güvenimiz yok. Karşı taraf bu müzakere turunda İranlı heyetin güvenini kazanamadı." ifadesini kullandı.
'DİPLOMASİ, ASKERİ MÜCADELENİN YANINDA BİR YÖNTEM'
Kalibaf ayrıca, İran halkının çıkarlarını hem askeri hem de diplomatik yollarla korumaya devam edeceklerini belirterek, diplomasiyi askeri mücadelenin yanında bir yöntem olarak gördüklerini ifade etti. İran Meclis Başkanı, müzakerelere ev sahipliği yapan Pakistan'a ve İranlı heyete çabalarından ötürü teşekkürlerini sundu.
Şu cesarete bakarmısınız… İran, ABD ile yeni müzakere planlamıyor

İran'ın Fars Haber Ajansı, müzakere heyetine yakın bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Tahran yönetiminin ABD ile yeni bir görüşme turu düzenlemeyi planlamadığını bildirdi.

'ABD HEYETİ MASADAN AYRILMAK İÇİN BAHANE ARIYORDU'
Haberde görüşlerine yer verilen kaynak, ABD heyetinin müzakere masasından ayrılmak için bir bahane aradığını belirterek, bunun Washington yönetiminin beklentilerini düşürmeye istekli olmadığını gösterdiğini ifade etti. Kaynak ayrıca, ABD'nin müzakereler sırasında savaş sürecinde askeri yollarla elde edemediği kazanımları talep ettiğini öne sürdü.
Pakistan'dan ateşkesin sürmesi çağrısı

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, İslamabad'da Tahran ile Washington arasında yürütülen görüşmelerde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya ulaşılamamasının ardından, tarafların ateşkes taahhütlerini sürdürmelerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Kalıcı barış ve refahın yalnızca bölge için değil, küresel düzeyde de kritik olduğuna işaret eden Dar, "Tarafların ateşkes taahhütlerini sürdürmeleri hayati önem taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Muhammed İshak Dar, Pakistan'ın ateşkesin sağlanması yönündeki çabalarına ve arabuluculuk rolüne verdikleri destek nedeniyle her iki tarafa da teşekkür etti.
The New York Times (NYT) gazetesine göre ABD istihbarat kurumları, Çin'in ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta rolünü artırmış olabileceğini değerlendiriyor. İsmini vermek istemeyen ABD'li yetkililer, istihbarat değerlendirmelerinin, Çin'in bazı şirketler aracılığıyla İran'a askeri üretimde kullanılabilecek kimyasal, yakıt ve bileşen sevkiyatına göz yumarak savaşta örtülü rol üstlendiğine işaret ettiğini ileri sürdü.
Çin'in uzun süredir İran'a doğrudan askeri teçhizat göndermekte temkinli davrandığını belirten yetkililer, ancak hükümet içinde bazı isimlerin İran güvenlik güçlerine doğrudan destek verilmesini savunduğunu aktardı. Yetkililer, Washington yönetiminin, Çin'in son dönemde İran'a omuzdan atılan ve "MANPADS" olarak bilinen füzeler göndermiş olabileceğine dair istihbarat edindiğini iddia etti. Ancak yetkililer, bu bilginin kesin olmadığını ve söz konusu silahların sahada kullanıldığına dair herhangi kanıt bulunmadığını aktardı.
RUSYA'DAN UYDU DESTEĞİ
Öte yandan yetkililer ABD istihbaratının, Rusya'nın da İran ordusuna uydu istihbaratı sağlayarak İran Devrim Muhafızları Ordusunun ABD gemileri ile Orta Doğu'daki askeri ve diplomatik hedefleri belirlemesine yardımcı olduğuna dair bulgular elde ettiğini savundu. ABD'li yetkililer, Rusya'nın ayrıca İran'a gıda yardımı, öldürücü olmayan askeri malzeme ve uydu görüntüleri sağladığını ancak ABD'yi provoke etmemek adına doğrudan silah tedarikinden kaçındığını öne sürdü.
İran'dan 'Hürmüz Boğazı’ açıklaması
İran basını, Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamayı yayımladı. Açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan askeri gemilerin geçişine yönelik her türlü girişime sert bir şekilde karşılık verileceği bildirildi. Geçiş izninin yalnızca belirli kurallar çerçevesinde sivil gemilere verildiği kaydedilen açıklamada, ABD savaş gemilerinin boğazdan geçtiğine dair haberler yalanlandı. Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin elinde olduğu belirtildi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: Anlaşmaya bir toplantıda varılmaması doğaldır"

İran devlet televizyonuna konuşan Bekayi, İslamabad'da gerçekleştirilen ABD-İran dolaylı görüşmelerini değerlendirdi.
Bekayi, "Bu görüşmeler, ABD ve İsrail'in 9 ay içerisinde ikinci kez giriştikleri ve 40 gün süren bir savaşın ardından, sadece güvensizlik değil, kuşku ve şüphenin hakim olduğu bir atmosferde yapıldı. Bu nedenle tek bir toplantıda anlaşmaya varılmaması doğaldır. Zaten kimsenin böyle bir beklentisi de yoktu." dedi.
İranlı sözcü, anlaşmaya varılamamasındaki diğer bir sebebin, kendine özgü zorlukları bulunan Hürmüz Boğazı ve bölge konularının bu müzakerelere ilave edilmesiyle görüşmelerin daha karmaşık hale gelmesi olduğunu kaydetti.
Bekayi, görüşmelerin devam edip etmeyeceğine ilişkin açıklama yapmadı.
Perde arkasında neler yaşandı?

ABD'li yayın kuruluşu Axios'a göre, ABD ve İran heyetleri, birden fazla formatta birkaç tur boyunca bir araya geldi. Görüşmeler Cumartesi günü başladı ve yerel saatle Pazar’ın erken saatlerinde sona erdi.
Vance, ABD müzakere ekibinin gün boyunca Başkan Trump ile 5-6 kez görüştüğünü söyledi. Ayrıca Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Hazine Bakanı Scott Bessent ve CENTCOM Komutanı Orgeneral Brad Cooper ile de temas kurdular.
ABD tarafı görüşmelerde nihai bir anlaşma beklenmiyordu, ancak müzakereleri sürdürmeye yetecek ivmenin oluşmasını umuyordu. Vance’in kısa açıklamaları bu yönde pek iyimserlik yansıtmadı, ancak ABD’nin masadan kalktığını da söylemedi.
GÖRÜŞMELER HÜRMÜZ VE NÜKLEER PROGRAMDA TIKANDI
İran'ın devlet televizyonu Press TV, görüşmelerin Hürmüz Boğazı kontrolü ve Tahran'ın barışçıl bir nükleer enerji programına sahip olma hakkı konularında tıkandığını bildirdi.
"Müzakerelerde 'şiddetli gerginlik' iddiaları gerçeği yansıtmıyor"
Öte yandan, Fars Haber Ajansı, İslamabad'daki müzakerelere ilişkin haberinde, Batılı medyada İran ve ABD heyetleri arasındaki görüşmelerde "şiddetli gerginlik" meydana geldiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtildi.
Müzakere protokolüne göre, İslamabad'daki görüşmelerin yapıldığı otelde hiçbir medya kuruluşunun bulunmadığı, yalnızca ABD-İran müzakere heyetleri ve Pakistanlı yetkililerin yer aldığı, bu nedenle hiçbir basın mensubunun görüşme sürecini içeriden gözlemleme erişiminin bulunmadığı belirtildi.
Bu yüzden "şiddetli gerginlik", "üyelerin el sıkışması" veya "Tahran’dan yeni bir ismin katılması" gibi yayılan haberlerin doğruyu yansıtmadığı kaydedildi.
İran basını, ABD ile yürütülen müzakerelerden sonuç alınamadığını doğruladı

İran basını, ABD ile İran’ın Pakistan’ın başkenti İslamabad’ta yürüttüğü müzakerelerden sonuç alınamadığını doğruladı. İran’ın yarı resmi Tasnim haber ajansı, müzakerelerin bir anlaşmaya varılamadan sona erdiğini bildirdi. ABD tarafının "aşırı taleplerinin" ortak bir çerçeve oluşturulmasını engellediği aktarıldı. İran yönetimine bağlı Press TV ise, üzerinde anlaşma sağlanamayan noktalar arasında Hürmüz Boğazı’ndan geçiş hakları ve Tahran’ın nükleer hakları gibi çeşitli konuların yer aldığını duyurdu.
ABD Başkan Yardımcısı Vance açıkladı: "İran’la anlaşmaya varamadık"

ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, İran’la Pakistan’ın başkenti İslamabad’ta yürütülen müzakerelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Müzakerelere ev sahipliği yapan Pakistan hükümetine teşekkür eden Vance, "Müzakerelerdeki eksiklikler Pakistanlıların suçu değildi. Onlar harika bir iş çıkardılar ve aradaki görüş ayrılıklarını aşıp bir anlaşmaya varmamıza yardımcı olmaya çalıştılar. 21 saattir bu konu üzerinde çalışıyoruz" dedi. İran heyeti ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdiklerinin altını çizen Vance, "Bu iyi haber. Kötü haber ise, bir anlaşmaya varamadık. Bence bu, ABD ile kıyaslandığında, İran için çok daha kötü bir haber. Sonuç olarak, bir anlaşmaya varamadan ABD’ye geri dönüyoruz" ifadelerini kullandı.
"Şartlarımızı kabul etmemeyi tercih ettiler"
ABD’nin görüşmelerde kırmızı çizgilerini açıkça ortaya koyduğunu kaydeden Vance, "Hangi konularda taviz verebileceğimizi ve hangi konularda taviz veremeyeceğimizi çok net bir şekilde ortaya koyduk. Bunu olabildiğince açık bir şekilde ifade ettik, ancak onlar şartlarımızı kabul etmemeyi tercih ettiler" diye konuştu. Sorulan bir soru üzerine görüşmelerin içeriğine ilişkin detayları kamuoyu ile paylaşmak istemediğini belirten Vance, "İran’ın nükleer silah peşinde koşmayacağına ve nükleer silaha hızla ulaşmalarını sağlayacak araçları aramayacağına dair kesin bir taahhüt görmemiz gerekiyor. Bu, ABD Başkanı’nın temel hedefi ve bu müzakereler yoluyla ulaşmaya çalıştığımız şey de budur" şeklinde konuştu. İran’ın nükleer programının ve nükleer tesislerinin büyük oranda imha edildiğini hatırlatan Vance, "Ancak asıl soru şu: İranlıların sadece şu anda ya da iki yıl sonra değil, uzun vadede nükleer silah geliştirmeyeceklerine dair temel bir irade gösterip göstermediklerini görebiliyor muyuz? Henüz bunu görmedik. Umuyoruz ki göreceğiz" ifadelerini kullandı.
"Esnek davranmamıza rağmen ilerleme kaydedemedik"
ABD tarafının esnek davranmasına rağmen İran’ın anlaşmaya yanaşmadığını öne süren Vance, "İranlıların şartlarımızı kabul etmeye istekli olduğu bir noktaya bir türlü ulaşamadık. Bence oldukça esnek davrandık, oldukça uzlaşmacıydık. Başkan Trump bize ‘Buraya iyi niyetle gelmemizi ve bir anlaşmaya varmak için elimizden gelenin en iyisini yapmamızı’ söyledi. Biz de öyle yaptık, ancak ne yazık ki bir ilerleme kaydedemedik" değerlendirmesinde bulundu. Görüşmeler sırasında ABD Başkanı Donald Trump ve kabinesindeki isimlerle sık sık iletişim kurduklarını söyleyen Vance, "İyi niyetle müzakere ettiğimiz için ekiple sürekli iletişim halindeydik. Ve buradan çok basit bir teklifle, yani nihai ve en iyi teklifimiz olan bir uzlaşma önerisiyle ayrılıyoruz. İranlıların bunu kabul edip etmediğini göreceğiz" dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: Anlaşmaya bir toplantıda varılmaması doğaldır"

İran devlet televizyonuna konuşan Bekayi, İslamabad'da gerçekleştirilen ABD-İran dolaylı görüşmelerini değerlendirdi.
Bekayi, "Bu görüşmeler, ABD ve İsrail'in 9 ay içerisinde ikinci kez giriştikleri ve 40 gün süren bir savaşın ardından, sadece güvensizlik değil, kuşku ve şüphenin hakim olduğu bir atmosferde yapıldı. Bu nedenle tek bir toplantıda anlaşmaya varılmaması doğaldır. Zaten kimsenin böyle bir beklentisi de yoktu." dedi.

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!