Görünmeyen Yükler ve Kadın Olmanın Psikolojisi

Şehir hayatının koşuşturmacası içinde anne, eş, çalışan, evlat...

Zihninde aynı anda onlarca sekme açık yaşayan bugünün kadını, dışarıdan ne kadar güçlü görünürse görünsün, asıl mücadelesini kendi iç dünyasında veriyor.
Psikolojide "duygusal yük" dediğimiz şey tam da bu; çevredeki herkesin ruh halini okumak, krizleri önceden sezmek ve kimse kırılmasın diye sürekli sınırları esnetmek. Toplumun biçtiği "her şeye yetişme" misyonu, kadınları sessiz bir tükenmişliğe sürüklüyor. Oysa gerçek psikolojik sağlamlık her şeyi kusursuz yapmaktan değil, "Bugün yoruldum, durmam gerekiyor" diyebilmekten geçiyor.
Kadınların ruhu kendini onarma ve yeniden başlama gücüne sahip; ancak bunun için önce o görünmeyen maskeleri düşürmek gerekiyor.
Birkaç Adımda Hafifleme Rehberi:

"Hayır" demeyi öğrenin: Her şeye yetişmek zorunda değilsiniz. Sınır koymak bencillik değil, ruhsal sağlığınızın kalkanıdır.

Mükemmeliyetçiliği bırakın: Dağınık kalan köşeler, sizin huzurunuzdan daha değerli değil. Her şey mükemmel olmak zorunda da değil.

Kendinize şefkat gösterin: Başkalarının beklentileriyle çizilmiş senaryoları bir kenara bırakın ve kendi hikayenize odaklanın.
Unutmayın; bir kadının ruhu dinlendiğinde ve huzur bulduğunda, etrafındaki bütün dünya iyileşmeye başlar.

Önce kendin !


Genel Sekreter
Psikolog
Melike Nur GÜLTEKİN