Bilge kadından günümüze bilge kadın topluluğu

Bilge kadından günümüze bilge kadın topluluğu

Aklıma geleni değil ama kafama yatanı hemen toplum yararına sunmak gibi bir hasletim (isterseniz hastalığım ) vardır. Ankara Meclisi Anadolu Birliği’ne bağlı olarak faaliyete geçen ve Bilge Kadınlar Topluluğu’nun Başkanı olarak kuruluşun başına geçen sayın Yasemin Güney çalışmalarına hem fiili olarak, hem de fikren başlamış durumda. Bu bağlamda ciddi manada çok önemli bir çalışma yapmış.  Bu mükemmeliyet düzeyi çok önemli olan yazı metninin ben başındaki bölümle, sonundaki bölümü takdim

Mehmet Akyol
09 Ağustos 2026, 00:04
5 görüntüleme

 

                                                                            BİLGE NEDİR?

Bilge; yalnızca çok şey bilen kişi değildir. Bilgiyi yaşam tecrübesi, sağduyu, vicdan ve doğru değerlendirme yeteneğiyle birleştirebilen kişidir. Bilge insan öğrendiklerini sadece zihninde tutmaz; davranışlarına, kararlarına ve insanlarla ilişkilerine yansıtır.

Bilgelik, yaşla kendiliğinden kazanılan bir özellik değildir. Okumak, araştırmak, düşünmek, sorgulamak, dinlemek ve yaşanan olaylardan ders çıkarmakla gelişir. Bilge kişi her şeyi bildiğini düşünmez; öğrenmeye açık kalır. Gerektiğinde fikrini değiştirebilir, hatasını kabul edebilir ve tecrübelerini başkalarının yararına kullanabilir.

Bu anlamda bilgelik; bilgi ile tecrübenin, akıl ile vicdanın, geçmiş ile geleceğin dengeli biçimde buluşmasıdır.

                    BİLGE KADIN KİMDİR?

Bilge kadın; sahip olduğu bilgiyi ve hayat tecrübesini kendisinin, ailesinin ve toplumun gelişimine dönüştürebilen kadındır. Kendini tanır, değerlerini bilir, başkalarını dinler ve olaylara yalnızca bugünün şartlarıyla değil daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşmaya çalışır.

Bilge kadın güçlü olmayı sert olmakla karıştırmaz. Merhametlidir fakat sınırlarını korur. Başarı karşısında kibirlenmez, zorluklar karşısında öğrenmekten vazgeçmez.

Başka kadınlarla yalnızca rekabet etmek yerine bilgi ve tecrübe paylaşımını önemser.

Geçmişten aldığı kültürel mirası korurken değişime ve yeni bilgiye de açıktır.      

          Bilgelik, Toplumsal Yaşam, İslam 

Medeniyeti, Türk Kadını ve Sosyal Sorumluluk

         Kadının insanlık tarihindeki yolculuğu yalnızca aile içindeki rolü üzerinden değerlendirilemeyecek kadar köklü ve zengindir. Kadın; tarih boyunca anne, eş ve aileyi bir arada tutan kişi olmasının yanında üretici, yönetici, eğitimci, düşünür, şair, şifacı ve toplumun kültürel hafızasını gelecek kuşaklara taşıyan önemli bir aktör olmuştur. Kadim toplumlarda kadınların konumu her toplumda aynı değildi. Mezopotamya, Antik Mısır, Anadolu ve Antik Yunan gibi medeniyetlerde kadınların hakları, sorumlulukları ve toplumsal görünürlükleri farklılık göstermiştir. Bazı dönemlerde kadınların kamusal hayattaki rolleri sınırlıyken, bazı dönemlerde mülk sahibi olan, ticaret yapan, dinî görevler üstlenen, diplomasiye katılan ve devlet yöneten kadınlarla karşılaşırız. Bu tarihsel çeşitlilik içinde ortak noktalardan biri, kadının bilgisini ve yaşam tecrübesini sonraki kuşaklara aktarmasıdır.

 

                   BİLGE NEDİR? BİLGE KADIN KİMDİR?

Bilgelik yalnızca çok şey bilmek değildir. Bilginin hayat tecrübesi, sağduyu, vicdan, merhamet ve farkındalıkla birleşmesidir. Bilge kişi öğrendiğini yaşamına aktarır, yaşadıklarından ders çıkarır ve bilgisini hem kendisinin hem de çevresinin iyiliği için kullanır. Bilge kadın kusursuz kadın değildir. Yanlış yapabilir, üzülebilir ve yenilebilir; fakat yaşadığı sevinçleri, kayıpları, başarıları ve hayal kırıklıklarını birer hayat tecrübesine dönüştürür. Kendisini tanır, gerektiğinde sınır koyar, konuştuğu kadar dinler ve olayların yalnızca sonucunu değil anlamını da sorgular. Bu nedenle bilgelik, bilgi ile tecrübenin; akıl ile vicdanın buluşmasıdır.

 

                    Kadının tarihsel yolculuğuna baktığımızda tek tip bir kadın modeliyle karşılaşmayız. Mezopotamya'da Enheduanna'nın yazılarında, Hitit Anadolu'sunda Puduhepa'nın diplomasisinde, Antik Mısır'da Hatşepsut'un yönetiminde ve Diotima'nın temsil ettiği düşünsel bilgelikte farklı kadın deneyimleri görülür. İslam medeniyetinde Hz. Hatice'nin ticaret, güven ve dayanışması; Hz. Âişe'nin ilim ve öğreticiliği; Fâtıma el-Fihrî'nin eğitime bıraktığı miras, kadınların toplumsal hayattaki farklı katkılarını gösterir. Türk tarihinde Gevher Nesibe Sultan'ın sağlık ve tıp eğitimiyle anılan mirası, Hürrem ve Mihrimah Sultanların sosyal hizmet yapıları, Bezmialem Valide Sultan'ın sağlık

hizmetleri ve Safiye Hüseyin Elbi'nin hemşirelik çalışmaları bu çizginin farklı dönemlerde devam ettiğini ortaya koyar. Bu örneklerin ortak noktası, bilginin ve imkânın yalnızca kişisel başarı için değil, toplumun yararı için kullanılmasıdır. Bilge kadın yalnızca bilen değil, bildiğini doğru değerlendiren; yalnızca konuşan değil dinleyen; yalnızca başarılı olmak isteyen değil, başarısının topluma nasıl değer katacağını da düşünen kadındır. Geçmişin bilge kadını kimi zaman bir darüşşifa, medrese, imaret veya vakıf bıraktı; kimi zaman bilgisini öğrencilerine aktardı, kimi zaman yaralıların başında hizmet etti, kimi zaman sözü ve kalemiyle topluma yön verdi. Günümüzün bilge kadını da eğitimini, mesleğini, tecrübesini ve teknolojinin imkânlarını toplum yararına dönüştürerek bu mirası sürdürebilir. Vizyon sahibi bilge kadın geçmişinden güç alır, köklerini bilir, bugününü bilinçli yaşar ve geleceğini oluşturmak için kendisini geliştirmeye devam eder. Bilgelik ulaşılmış son bir nokta değil; okumak, düşünmek, sorgulamak, dinlemek, üretmek, paylaşmak ve yaşanan tecrübelerden anlam çıkarmakla devam eden bir öğrenme ve olgunlaşma yolculuğudur.

  •     *    Daha kapsamlı çalışma ve daha büyük projeler yakında Bilge Kadınlar Topluluğu mensuplarının hizmetlerine sunulacaktır. 

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!