Anadolu’yu bir baştan diğer başa gezmiş ve senelerce yazmış bir gazeteci-yazar olarak öncelikle öğrendiklerimi bu haber sitesinde yayınlamayı bir görev saydım.
ANADOLU DENİLİNCE ÖNCELİKLE BET BEREKET, HÜRMET VE SAYGI GELİR
Birçok yönü ile değerlendirmeye alınabilir ancak en önemli unsur olarak Anadolu insanının “ Türklüğünün gururu, İslâmiyet’in şuuru" ile yaşadıklarına şahit oldum.
Bir başka kısa tespitlerim de oldu:
- 1-Dürüstlük ve Adalet kavramı,
2- Vatan Sevgisi ve Bağımsızlık,
3-Misafirperverlik ve Yardımlaşma,
- 4-Kahramanlık ve Mertlik,
- 5-Namus ve Şeref
- 6-Alçak gönüllülük ve Ağırbaşlılık
- 7- Milli ve Manevi Değerlerin Korunması
Bu manada söylenecek çok şey var ancak bugün itibarı ile bitmeyen bilgilerim ve özlem dolu çilemi bu araya sıkıştırmak istiyorum.

Anadolu, tarih boyunca adaletli davranışıyla tanınmış bir millettir. Adalet, sadece Türk toplumunun içindeki bireyler arasında değil, aynı zamanda diğer milletlere karşı da önemlidir. Bunun yanında dürüstlük, Türklerin en belirgin özelliklerinden biridir. Kimseyi aldatmamak, başkasına saygısızlık yapmamak ve affedici olmak Türk milletinin manevi değerleri arasında yer alır.
Anadolu insanının vatanına ve bayrağına olan sevgisi, özgürlük ve bağımsızlık için gösterdiği kararlılık, Türk milletinin karakterine işler. Bu özellik, Türklerin zor zamanlarda bile mücadele etmekten geri durmamalarını sağlar. Bağımsızlık, Türk milletinin en değerli hasletlerinden biridir ve bu uğurda canını feda etmeye hazırdır.
Türk milletinin cömertliği ve misafirperverliği, halk arasında yaygın olan ve her köyde misafir odası bulunan geleneksel bir değeridir. Anadolu insanı, misafirsiz bir akşam yemeği sofrasının bereketsiz olduğunu düşünerek, misafirlerine en iyi şekilde ikramda bulunur. Yardımlaşma ve paylaşma kültürü de Türk milletinin güçlü yönlerinden biridir.
DEVLETİN YANLIŞ POLİTİKALARI ANADOLU MU BIRAKTI !
Her şey köyden ve köylüden başladı, böylesine mübarek bir Anadolu ortaya çıktı ki ( maalesef ) iktidarların hışmına uğramış.
İstanbul kafası ile Anadolu’yu idare etmeye kalkanlar hem İstanbul’u ziyan etmiş hem de Anadolu’yu.
İstanbul’dan kaçan kaçana, gideceği yer Anadolu’nun her hangi bir yöresi; fakat o yöreler (köyler-Kasabalar ) heder olmuş, köy bitmi, köylü bitmiş, ekip biçen azalmış, toprak mahsun –çiftçi mahsun hale gelmiş, adeta birbirlerine küsmüşler. Eken biçen azalmış, tarlalar mera olmuş, dağlar –ormanlar çobansız, sürü sürü davarsız, köpeksiz kalmış; ahırlar hayvansız, harmanlar düvensiz, yabasız , buğdaysız kalmış…
Böylesine anlamsız hale getirilen köyler-yöreler, yaylalar bir mana ifade etmez olmuş.
Zengini daha zengin etme politikası hükümran olurken Anadolu’nun bir ilinde ilçesinde nüfus azalmışta azalmış.
Mesela Yozgat’ın nüfusunun% 60’ı memleketini terk etmiş. Çorum, Kırşehir, Çankırı, Sivas gibi Anadolu’nun merkez illeri başta olmak üzere, Doğu, Güneydoğu, Karadeniz de neredeyse insan kalmamış.
Anadolu’yu bu hale getirenler utansın.
Bu nedenle bizim bir sloganımız var:
“ Biraz daha sabret biz geliyoruz ey büyük Anadolu “
Unutulmasın ki hak gelecek batıl zay olacak

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!