Değerli dostlarım;
Fon vurgununda öyle bir noktaya gelindi ki kim kimi harcayacak, kimi kimin açığını verecek belli değil.
Cumhurbaşkanı bugüne kadar kendi yandaşlarını kesintisiz koruyan ve kollayan birisi olarak bilinir. Geçmişte de iktidar içerisinden bazıları yolsuzluklara karışmasına rağmen Erdoğan bunları korumuş ve muhalefete yedirmemişti. Örneğin 17 -25 Aralık soruşturmasına karışan 4 Bakanını savunmuş ve bunu Fetö'ye yıkmıştı. Daha sonra kendi firmasından sorumlu olduğu Bakanlığına fahiş fiyatla dezenfektan alan Bakanını da koruyup kollamış muhalefetin ve basının itirazlarını dikkate almamıştı. Mesela Ankara Büyükşehir eski Belediye Başkanı Melih Gökçek'i de bütün itirazla rağmen istifa ettirmiş ama hakkındaki iddialarla ilgili soruşturma açtırmamıştı.
Fon vurgununda 45 gün dayanabildi ama kendini korumak için birilerini feda etmesi gerektiğini anlamış olacak ki Fatma Betül Sayan'ın muhalefete ve kamuoyu baskısına dayanamayarak feda etti. Kısacası Erdoğan'ın savunma kalesinde ilk delik açılmış oldu.
Surdaki bu delik (gedik) büyür mü, büyümez mi şimdilik bilmiyoruz ama öyle görünüyor ki bu gedik büyüyecek.
Erdoğan, siyaseten akıllı bir politikacı, her zaman manevra yapma kabiliyetine sahip bir yeteneği var. Sıkışınca basın ve tv leri kullanarak suçu muhalefete yüklemeyi iyi başarabiliyor. Milletin nabzını iyi tutuyor, bazen dini motiflerle, bazen Milliyetçilik figürleri ile, bazen Gazze ve Filistin söylemleri ile yol almasını biliyor.
Erdoğan henüz pes etmedi ve direnmeye devam ediyor, Fon Vurgunu ile ilgili isimleri bir türlü açıklayamıyor ama 'ucu nereye varırsa varsın' demekten de geri kalmıyor. "Bir cerrah titizliği ile bu işin üstesinden geleceğiz" derken zannediyorum ki bu titizliği kendi partisine zarar vermeyecek şekle sokana kadar gizlemeye devam edecek.
Sayın Erdoğan ne yaparsa yapsın, hangi cerrahlığı uygularsa uygulasın artık "mızrak çuvala sığmıyor" eninde sonunda surda açılan gedik büyüyecek ve millet te gerçeklerle yüzleşmiş olacak.
