Sermaye Piyasası Kurulu 28.7.1981 tarihli 2499 sayılı Kanunla kurulmuş; 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Kanunla Kurulun görev, yetki ve sorumlulukları yeniden düzenlenmiş;19.11.2025 tarih ve 33082 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sermaye Piyasası Kurulu Teşkilat Yönetmeliği ile de Kurulun daha hızlı ve etkin çalışması, amaçlanmıştır.
Kurul idari ve mali özerkliğe sahip bir kamu tüzel kişisi olup bağımsız bir kuruldur. Hazine ve Maliye Bakanlığına karşı sorumludur.
SPK'in üç temel özelliği vardır.
Açıklık, şeffaflık ve Güven.
SPK, piyasada fon kullanan şirketlerin en iyi ve en uygun şekilde yararlanmaları sağlamak;
Tasarruf sahiplerinin hak ve yararlarını korumak;
temel amaçlarıdır.
1981 yılında kurulan Sermaye Piyasası Kurulu 45 yıldır böyle bir vurgun ve soygunla karşılaşmamıştır.
Peki neden şimdi diye sormak gerekmez mi?
İki nedeni olabilir:
Birincisi kurula yapılan atamaların işlerinin ehli olmayıp siyasi kimliklerine göre tercih edilmeleri.
İkincisi de bugüne kadar iktidara yakın kişi ve kurumlarda yapılan usulsüzlük ve yolsuzlukların siyasi iktidar tarafından korunup kollanacağının yaygın bir kanaate dönüşmesi.
Adalet Bakanı her gün açıklama yaparak sözde birkaç kişinin yakalandığını ve soruşturmaların devam ettiğini bildiriyorsa da millet nezdinde itimat kazandırmıyor ve inandırıcı bulunmuyor. Oysa ki Belediye Başkanları soruşturmalarında yandaş basına yapılan haber sızdırmaları, görüntü aktarımları, sabaha karşı yapılan baskınlar ortada yok.
İktidara bakıyorsunuz bu olaydan kendisini hiç sorumlu tutmuyor. Zaten böyle bir sorumluluk tutmuş olsalardı şu ana kadar SPK'da gerekli değişiklikleri yapmaları gerekmez miydi?
Atalarımız der ki:
Hırsız evden olunca öküz bacadan çıkar.
Anladık,20 Milyar dolarcık sizin için küçük bir meblağ ama birileri milyonlarca lirayı bir gecede kazanırken birilerinin ekmeğe muhtaç olması manidardır.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı diyor ki;
Önemli bir miktar değil, her şey yolunda ,SPK çalışıyor, kurumlar işliyor, sistemde bir aksama yok.
Sayın Başkan Yardımcım;
Sistemde bir yanlışlık yoksa bu fon vurgunu neden çikti?
SPK'nın 10 ayrı Daire başkanlığı olmasının yanın da:
1.Bağımsız Denetim ve Değerleme Faaliyetleri Dairesi Başkanlığı.
2. Denetleme Dairesi Başkanlığı.
adı altında iki tane de denetim görevini yürüten hizmet birimleri de bulunmaktadır.
Diğer yandan Borsa Başkanlığı'nın da bu vurgunu görmesi ve yatırımcıların hakkını koruması gerekirken onlarında hiç haberi olmamış.
Şimdi olan ufak yatırımcıya oldu. Devlete güvendiler, devletin denetim ve gözetiminde olan kurumlarından fon satın aldılar ve battılar.
Şimdi sorulması gereken soru şu:
Bu fon vurgunundan 455 Bin 758 Kişi mağdur olmuş iken bu vurgundan yararlananlar kimlerdir?
Birileri fonlama yoluyla artı zengin olurken siyaseten kimlerden yararlandılar?
Siyasilerle bağlantısı olanlar kimler?
Devletin üst kademelerinde görev alıp bu fon vurgunundan yararlananlar var mı?
Mesela 46 Tl'lik hissenin 4 Bin liraya çıkması sonrası bu hisseleri kimler aldı?
Değerli dostlarım;
Borsa kayıtları dijital ortamda tutulmaktadır. Eğer birileri bu kayıtları silmemiş ise kimin neyi kaça alıp kaça sattığı hemen ortaya çıkar. Ancak;
İktidar bunları çıkarmak ister mi istemez mi bilemem.
Geçmiş yıllarda ortaya atılan yolsukzuk iddiaları da böyle fahiş miktarlar içeriyordu ama hepsi örtüldü ve kayboldu.
Mesela, 4 Eski Bakan'ın Rıza Zerrap'tan aldıkları iddia edilmiş olan rüşvet paraları ile ilgili neler yapıldı?
AKP Milletvekili Z. T. hakkındaki yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ne oldu?
Kendisi ve eşine ait Nanoksia Kimya Şirketinden sorumlu olduğu Bakanlığa temizlik malzemesi alan Bakan ile ilgili ne yapılabildi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan;
"Benzer bir problemin yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil hangi tedbirlere ihtiyaç duyuluyorsa bunların da hayata geçirilmesini sağlayacağız";
Sorumluluğu olan kim varsa hukuk önünde hesap sorulacaktır" diye söyledi söylemesine de, geçmiş örneklerine bakarsak kimseye bir şey olmadı,
Sonuç olarak:
Dün ne olduysa bugün de öyle olacak gibi görünüyor. Alanda, çalanda, soyanda soydu gitti.
Yakalananlar emin olun ki çok fazla içeride kalmadan çıkarlar olan yine millete ve garibana olur.
Anladık vurgunu uyanıklar yapmış ama SPK ve Borsa Başkanlığının hiç mi kabahati yok?
Nasreddin Hoca'nın dediği gibi "Kedinin hiç mi suçu yok."
Bu konuda yetkili kurum ve kişilerden ne birisi ayrıldı, ne açığa alınan oldu, ne de tutuklanan birisi var.
Benim beklentim şuydu: Sn. Cumhurbaşkanı nasıl bunları tek imza ile atadıysa bu olayda da hiç beklemeden yine tek imzayla bunlar görevden alması ve millete güven vermesiydi.
Sermaye Piyasası Kurulu'nda olup bitenler
Adalet Bakanı her gün açıklama yaparak sözde birkaç kişinin yakalandığını ve soruşturmaların devam ettiğini bildiriyorsa da millet nezdinde itimat kazandırmıyor ve inandırıcı bulunmuyor.
