Müslümanlar ve iyi niyetli Türkler sürekli aldatılmış !
Türk toplumunun bozulmuş yapısı ve çözüm yolları konulu toplantı ilginç görüş ve düşüncelere sahne oldu.
Toplantıda bir konuşma yapan PROF. DR. HAYRETTİN İVGİN şunları söyledi:
TBMM Eski Meclis Başkan Vekili Hasan Korkmazcan Beyefendi, bugünkü konuşma konumuzu “Türk toplumunun bozulmuş yapısının sorunları, bu sorunların ıslahı ve çözüm yolları neler olmalıdır?” şeklinde belirlediler.

Benden önce konuşma yapanlar, sorunları ve çözüm yollarını anlattılar. Ben de bu konuşmalarda dile getirilen görüşlere katılıyorum. Ancak ben, Türk toplumunun içinde bulunduğu sorunları farklı bir açıdan ele almak ve bu sorunların temelinde ne olduğunu belirtmek istiyorum.
Konuşmacının değerlendirmesine göre, Türk düşmanları olarak nitelendirdiği çevreler, özellikle Hristiyan Batı dünyası ve emperyalist güçler, 500 yılı aşkın bir süredir Müslüman Türkleri Balkanlardan ve Anadolu’dan uzaklaştırmayı, Osmanlı Devleti’ni ve Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmayı ve bu topraklardaki Türk varlığını sona erdirmeyi amaçlamışlardır. Bu amaç doğrultusunda çeşitli projeler üretmiş, savaşlar çıkarmış ve kısmen başarılı olmuşlardır.
Konuşmacı, tarihin her döneminde bazı çevrelerin toplumun içine sızdığını; kendilerini Türk ve Müslüman olarak göstererek bölücü ve yıkıcı faaliyetlerde bulunduğunu ileri sürmektedir.
Devşirmeler, Dönmeler, Sabatayistler, kripto Ermeniler, kripto Rumlar ve diğer bazı gruplar hakkında çeşitli iddialarda bulunan konuşmacı, bu kişilerin Türk kimliğini benimsediklerini öne sürerek toplum içinde uzun yıllar yaşadıklarını, gerçek kimliklerini gizlediklerini ve Türk toplumunu aldattıklarını iddia etmektedir. Ayrıca bu çevrelerin toplumun yapısına zarar veren faaliyetlerde bulunduklarını ileri sürmektedir.
Konuşmacıya göre bu kişiler, siyasi partilere ve bürokrasiye girerek, ordu ve din kurumlarında görev alarak, hatta Meclise kadar uzanan çeşitli makamlarda bulunarak faaliyetlerini sürdürmüşler ve gerçek kimliklerini toplumdan gizleyebilmişlerdir.
Aslında konuşmacı, bugün yaşanan olumsuzlukların ve toplumsal yapıda meydana gelen bozulmaların temel nedenlerinden birinin bu durum olduğunu savunmaktadır. Sözünü ettiği kişilerin milletvekili, bakan, büyükelçi ve bürokrat olduklarını; önemli görevlere geldiklerini ve Türkiye’yi bir çıkmaza sürüklediklerini ileri sürmektedir.
Konuşmacıya göre sıradan vatandaşlar, dindar Müslümanlar ve iyi niyetli Türkler sürekli aldatılmış; yapılan kötülüklerin nedenlerini başka yerlerde aradıkları için bu çevrelere atfedilen yıkıcı faaliyetleri fark edememişlerdir. Türk ve Müslüman toplumun, gaflet ve dalalet içinde bulunduğu için olup bitenlerin yeterince farkına varamadığını iddia etmektedir.
Konuşmacı ayrıca, sözünü ettiği çevrelerin hırsızlık, soygun ve yolsuzluklarını gizleyebildiklerini, çeşitli kurumlarda kendilerini koruyup gizleyebildiklerini ileri sürmektedir.
Ona göre bu kişilerin sermaye ve para sahibi olmaları, önemli makamlarda bulunmaları, yetki ve nüfuz elde etmeleri, etkilerini artırmalarını sağlamıştır. Ayrıca gerekli yasaların çıkarılmasında etkili olduklarını ve sahip oldukları güç ve nüfuzu kullandıklarını iddia etmektedir. Konuşmacı, Türklerin kurduğu devletin ve Cumhuriyet’in ortadan kaldırılmasını hedefleyen bu çevrelerin dış güçlerle ve emperyalistlerle iş birliği içinde olduklarını da ileri sürmektedir.
Sonuç olarak konuşmacı, Türkiye’nin temel sorunlarından birinin bu durum olduğunu savunmaktadır. Ona göre saf, temiz ve inançlı Müslüman Türklerin bu konularda bilinçlendirilmesi, toplumun aydınlatılması ve insanların söz konusu iddialar hakkında bilinçli hâle getirilmesi gerekmektedir.

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!