Melih Gökçek'in Ankara şehri için yaptıkları pislikler unutulmadı, unutturmayacağız
Hep merak ediyorduk, oğlu Osman televizyon kuracak kadar, milyonlarca liralık villa yaptıracak kadar parayı nereden buldu diye...
Hepsi bu kadar mı, hayır diğer oğlu ( yani hiçbir işe yaramaz, beceriksiz, mıymıntı gibi hakkında ifadeler kullanılan oğlundan bahsediyoruz ) ülkesini, yani Türkiye'yi terk edip milyonlarca dolar veya markla başka ülkelerde yaşamayı terk etti. Melih Gökçek ise üzerime kayıtlı hiç malım mülküm yok diyor… Doğrudur çünkü Melih Gökçek isterse şeytanı bile kandırır ondan şüphemiz yok . Türkiye'yi eşi ile birlikte terk edip defolup yabancı ülkelere giden mahluklara yurt dışına çıkma yasağı koydular tamam da yetmez.
Yapılacak çok şey var: Mesela Melih denen adam her şeyden önce ANKAPARK'tan 801 MİLYON DOLAR zararın hesabı öncelikle sorulmalıdır. Daha yaptıklarının arşı alaya direk olacağını iddia edenler var ancak ben konuyu dağıtmak istemiyorum, dikkatlice okuyun lütfen:
Ankara Büyükşehir Belediyesi, geçmiş dönemde yapılan ANKAPARK harcamalarını vatandaşların görebilmesi için kamuoyuna açtı.
Ortaya çıkan toplam rakam: ZARAR 801 milyon 288 bin 824 dolar!
Bir eğlence parkına harcanan paradan söz ediyoruz.
Üstelik açıklanan harcama kalemlerinin bazılarını okuyunca insan dönüp bir daha bakıyor.
Dinozorlar için milyonlarca dolar…
Hiç kullanılmadığı belirtilen teleferik için yaklaşık **50,4 milyon dolar…
Müzikli fıskiye ve aydınlatmalar için yaklaşık 14,8 milyon dolar…
Giriş kapıları için yaklaşık **14,5 milyon dolar…
Uçan Ada isimli eğlence ünitesi için yaklaşık 8,2 milyon dolar…
Hız treni, oyuncaklar, çeşitli dekorlar, hayvan figürleri ve onlarca farklı eğlence ünitesi için milyonlarca dolar daha…
Ve toplamda yüz milyonlarca dolar.
İnsan ister istemez soruyor:
Bu para kimin parasıydı?
Bir belediye başkanının mı?
Bir siyasi partinin mi?
Bir şirketin mi?
Hayır!
Bu para Ankara halkının, yani vatandaşın parasıydı.
Vergisini ödeyen işçinin, esnafın, emeklinin, memurun cebinden çıkan kamu kaynağıydı.
Bir tarafta geçim derdi yaşayan insanlar…
Diğer tarafta milyonlarca dolarlık oyuncaklar, fıskiyeler, kapılar ve yıllarca kullanılamayan yatırımlar…
Asıl mesele de burada başlıyor.
Çünkü kamu parasının hesabı siyasi görüşten bağımsız olarak sorulmalıdır.
Bugün başka bir belediye yaparsa ona da sorulmalı, yarın başka bir iktidar yaparsa ona da…
Bir kuruş kamu parası bile sahipsiz değildir.
ANKAPARK yıllarca Türkiye’nin en çok tartışılan kamu yatırımlarından biri oldu. Sonunda ABB tarafından açıklanan maliyet, tartışmanın neden bu kadar büyük olduğunu tek başına anlatmaya yetiyor:
801 MİLYON DOLAR!
Şimdi düşünün…
Bu kaynak fabrikalara, öğrenci yurtlarına, çiftçiye, dar gelirliye, ulaşıma, altyapıya veya üretime ayrılsaydı kaç insanın hayatına dokunabilirdi?
Mesele yalnızca dinozor değil.
Mesele yalnızca fıskiye değil.
Mesele yalnızca kullanılmayan bir teleferik de değil.
Mesele, milletin parasının hesabını sormaktır.
Unutmayalım, unutturmayalım.
Kamu malı milletindir.
Milletin parasının hesabını sormak da milletin hakkıdır.
LÜTFEN HERKES OKUSUN VE PAYLAŞSIN.

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!