Kendisi dürüst, namuslu ve kararlı bir yönetici. Bugüne kadar gösterdiği başarı da asla inkar edilemez. Yönetimdeki başarısı, halk adamı olması, her seviyeden insanlarla iyi diyaloglar kurması ve özellikle Ankara çiftçilerine yaptığı çalışmalarıyla halk nezdinde fevkalede itibar kazanmış değerli bir belediye başkanıdır.
İktidar son iki yıldır CHP'li belediyelere yönelik yıldırma, sindirme ve halkın gözünden düşürme çabalarına bu defa da Mansur Yavaş'ı almış olmalı ki İçişleri Bakanlığı tarafından hakkında 'soruşturma açılması izni' vermiştir.
Elbette hukuk Devleti ilkelerine göre eğer bir kamu görevlisi suç işlerse soruşturulmalıdır.
Ancak;
Soruşturma işinin inandırıcı ve elle tutulur bilgi ve belgelere dayandırılması hukukun temel ilkesidir.
Gel gör ki soruşturma izni verilmesi gerekçesinde 'Her ne kadar 6 aracın seçim zamanı Ankara'dan Karabük'e gitmesinde Mansur Yavaş'ın bilgisinin olmaması eşyanın tabiatına aykırıdır' gibi bir varsayımla bu iznin verilmesi Kurt ile Kuzu hikayesine dönmektedir.
Kuzuyu yemeyi aklına koymuş Kurt'un suyun üst tarafında duran kuzuya 'sen benim suyumu bulandırıyorsun' demesi gibi bir bahaneden öteye gidemez.
İktidar halkın oylarıyla alamadığı belediyeleri kanunların kendisine tanıdığı yetkileri kullanarak CHP'li belediyeleri diskalifiye etme yolunu benimsemiş görünüyor. Bütün hedefi 2027 veya 2028 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP'nin kazanabileceği adayları ortadan kaldırmak ve yeniden Cumhur İttifakını birinci duruma getirmektir. Bu yolla tekrar iktidar olmanız zannederim mümkün olmayacaktır. Eğer gerçekten iktidarınızı yürütmek istiyorsanız bu yolu değiştirmek ve adaletli davranmayı ilke edinmeniz şarttır.
Değerli dostlarım;
Ülkemizin etrafı ateş çemberinde. İktidar sürekli olarak iç barışı güçlendirelim söylemlerini tekrarlarken bu tür uygulamaların iç barışa hizmet etmediğini, bilakis kırgınlıklara ve ayrışmalara sebep olduğunu bilmiyorlar mı?
Ülkemizdeki AKP li Belediyelere hiçbir halde soruşturma açılmazken sadece rakipleri sindirmek, böylece bir algı operasyonları yapmak milletin gözünden kaçıyor mu sanıyorsunuz?
Konfüçyüs'te diyor ki: Devletin refahı parayla değil, adaletle ölçülür.
Bizim milletimiz alim değil ama ARİF'tir. Sizin ne yaptığınızı veya niçin yaptığınızı biliyor ve bekliyor. İnanın günü geldiğinde bir konuşur ama pir konuşur.
Bakınız Macaristan'da 16 yıldır iktidarda bulunan, halkı ve basını susturan Devletin kilit noktalarına kendisini koruyacak kişileri getiren, Cumhurbaşkanımızın 'Kardeşim-dostum dediği; ABD ve Rusya'nın açık destek verdiği ORBAN, halkın önünde duramamış ve seçimi kaybetmiştir. Halk yapılan haksızlıklara cevap vermiştir.
Hucuret Suresi'nin 9. Ayetinde: "Allah adaletli davrananları sever" denilmektedir.
Hz. Ömer:
"Adalet mülkün temelidir." (Arapçası: el-adlü esâsü'l-mülk) .
"Adalet olmayınca yönetimin, edep olmadıkça asaletin , cömertlik olmadıkça zenginliğin faydası olmaz. Ölçünüz daime Allah rızası için olsun." demektedir.
Atalarımız da der ki:
Zulümle âbâd olunmaz.
