Madem bu ABD Başkanı denen lanetlik adam Cumhurbaşkanımızın dostu !...

Madem bu ABD Başkanı denen lanetlik adam Cumhurbaşkanımızın dostu !...

Ateşkes olduğu halde Gazze'de katliamneden durdurulamıyor ?

Mehmet Akyol
20 Eylül 2026, 00:26
0 görüntüleme

Madem Birleşmiş Milletler diye bir haspaya yaramayan bir teşkilat bozuntusu var, o halde neden Gazze ve Batı Şeria'da katil İsrail katliama devam ediyor? Bütün bunlar palavra Türk milleti olarak bizim en büyük düşmanımız Trump  ve Yahudilerdir.

             Mehmet Akyol 

 

Uluslararası hukuk profesörü Ardı Imseis; Birleşmiş Milletler ve Filistin isimli kitabında Filistin topraklarında bir asırdır hız kesmeden süren kıyıma Birleşmiş Milletler ve uluslararası hukuk çerçevesinden bakıyor

 

 

Adalet söylemi kağıt üzerinde kaldı

  •  

      2. Dünya Savaşı şartlarının dayattığı bir dünya sonrası kurulan Birleşmiş Milletler (BM)bugün birçok konuda büyük bir hayal kırıklığı yaratıyor. Zira BM kurulduğunda dünyaya verilen söz açıktı: Savaşların önüne geçilecek, halkların hakları korunacak, uluslararası hukuk işletilecek ve adalet sağlanacaktı. Oysa verdiği bütün bu sözler kağıt üzerinde bile kalmadı....
Nitekim BM dünyanın birçok ülkesindeki aleni insan hakları ihlallerine karşı bırakın mazlumun yanında olmayı, açık şekilde zalimin hizasında yer aldı. Filistin meselesi ise hâlâ dünyanın önündeki en büyük adalet problemlerinden biri olarak duruyor. Gazze'de yaşananlar, bu eski soruyu bir kez daha gündeme getirdi: Birleşmiş Milletler Filistin için ne yaptı? Daha da önemlisi, uluslararası hukuk neden Filistinliler söz konusu olduğunda bir türlü gerçek anlamda işletilemedi? Bu sorular, Filistin meselesine kafa yoran her zihnin aklını kurcalaıyor. Ve cevabı olmayan her soru, BM'nin Filistin konusunda nasıl kasıtlı bir şekilde aciz kaldığını da gözler önüne seriyor.
Uluslararası hukuk profesörü Ardı Imseıs'in Birleşmiş Milletler ve Filistin isimli kitabı, bu sorular ekseninde şekilleniyor. Ve BM'nin Filistin konusundaki eksikliğini eserde nakış nakış işliyor.
Queen's Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde çalışmalarını sürdüren Imseıs, uzun yıllar Birleşmiş Milletler bünyesinde görev yapmış bir hukukçu. 2002- 2014 yılları arasında Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nda (UNRWA) hukuk danışmanı ve kıdemli politika danışmanı olarak çalıştı. Yani kitabın konusu olan Birleşmiş Milletler sistemini ve Filistin dosyasını içeriden bilen bir isim.
Bu ayrıntı önemli. Çünkü "Birleşmiş Milletler Filistin konusunda ne yaptı?" sorusuna bu kez dışarıdan bir gözlemcinin değil, sistemin içinde bulunmuş bir hukukçunun cevabını okuyoruz.
Imseıs'in kitabındaki temel iddia oldukça sert: Filistin meselesi uluslararası hukuka göre yürütülmedi; aksine uluslararası hukuk, İsrail lehine olacak şekilde manipüle edildi. Bu ifade rastgele bir İsrial karşıtlığıyla yazılmış değil. Dünyanın gözü önünde mazlum bir millete soykırım uygulayan İsrail, en büyük desteği dünyanın sessizliğinden aldı. Siyonist İsrail'in vahşetine karşı tek güçlü ses Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan geldi. Bu ses aynı zamanda BM'deki çarpık düzeni de ifşa ediyordu. 'Dünya 5'ten Büyüktür' çağrısı, uluslararası nizamın adaletsizliğine karşı son 80 ylın en büyük manifestosuydu.
Bu önemli vurguyu yaptıktan sonra tekrar eserimize dönelim... Türkçe baskının arka kapağında da kitabın iddiası açıkça vurgulanıyor. Eser, BM'nin Filistin konusunda nasıl aciz kaldığını hukuk perspektifinden değerlendiriyor. Yazar, Filistin meselesini BM ve uluslararası hukuk açısından ele alıyor ve bunu akademik araştırmalarla, belgelerle ve kendi tecrübesiyle destekliyor.
Filistin meselesi yıllardır çoğu zaman savaşlar, siyasi açıklamalar ve diplomatik görüşmeler üzerinden konuşuluyor. Oysa bütün bunların arkasında BM'nin aldığı kararlar, oluşturduğu kurumlar, yayımladığı raporlar ve yıllar içerisinde geliştirdiği politikalar var.

ALINAN KARARLAR UYGULANMADI
BM Filistin için sayısız karar aldı. Bu kararların neredeyse hiçbirinin uygulanmadığını da buraya dipnot olarak belirtmek isterim. Zira kitabın ana konusu zaten bu. Daha doğrusu temel iddiası bu acizliği dünyaya duyurmak. Filistinli mülteciler için UNRWA kuruldu. İşgal toprakları konusunda kararlar çıktı.
Yerleşimler, Kudüs, mültecilerin dönüş hakkı ve Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkı defalarca gündeme geldi. Fakat bütün bunlara rağmen Filistin meselesi çözülemedi. Tam tersine, bugün Gazze'de yaşananlar bize aynı soruyu yeniden sorduruyor: Bunca kararın sonunda neden hâlâ aynı yerdeyiz?
İşte Imseıs, kitabında bu çelişkinin üzerine gidiyor. BM'nin kendisini uluslararası hukukun koruyucusu olarak tanımlaması ile Filistin konusunda ortaya koyduğu uygulamalar arasında büyük bir uçurum olduğu aşikar.
7 Ekim 2023 tarihi, siyonist vahşetin insanlık üzerine karabasan gibi çöktüğü bir tarih olarak hafızalara kazındı. Gazze'de çocukların öldüğü, hastanelerin vurulduğu, milyonlarca insanın yerinden edildiği bir dönemde dünyanın gözleri bir kez daha BM'ye çevrildi. Güvenlik Konseyi toplantıları, ateşkes çağrıları, Genel Kurul kararları ve uluslararası mahkemelerde görülen davalar gündemin merkezine oturdu.
Kitabın her satırını okurken kronikleşen Filistin sorununun, BM tarafından dostlar alışverişte görsün misaliyle ele alındığını anlıyorsunuz.
Kitapta ayrıca Filistin'in BM'deki statüsü ve devlet olma mücadelesi de ele alınıyor. Yani çalışma yalnızca geçmişte yaşananlara bakmıyor; Filistin'in bugün uluslararası sistem içerisindeki yerine ilişkin tartışmayı da bugüne taşıyor. Imseıs'in yaptığı şey, Filistin meselesini yeniden keşfetmek değil. Daha ziyade yıllardır gözümüzün önünde duran tabloya başka bir yerden bakmak. BM'nin kararlarına, hukuki metinlere, kurulan kurumlara bakmak. Sonra sahadaki gerçeğe bakmak. Ve aradaki farkı görmek.

 

DÜNYA 5'TEN BÜYÜKTÜR
Kitabın esas kıymeti de biraz burada.
Çünkü Filistin konusunda dünyanın önüne bugüne kadar çok sayıda rapor, karar ve açıklama konuldu. Fakat Filistinlilerin yaşadığı sorunlar bir türlü sona ermedi. Imseıs, bu tabloyu tesadüf olarak görmüyor. Sürecin bilinçli olarak kördüğüm yapıldığına işaret ediyor.
Samet Özgüler'in çevirisiyle Turkuvaz Kitap'tan yayımlanan kitap 399 sayfa boyunca Filistine karşı yapılan zulmün bir tefrikası adeta.
Burada Turkuvaz Kitap'a ayrıca bir parantez açmak gerekiyor. Türkiye'de yayıncılık dünyasında Filistin meselesine, İslam dünyasına, tarihe ve yakın coğrafyamıza ilişkin nitelikli eserlerin Türkçeye kazandırılması bugün her zamankinden daha önemli. Çünkü Gazze'de yaşananları yalnızca televizyon ekranlarından takip etmek, meselenin tamamını anlamaya yetmiyor. Olayların arka planını, uluslararası sistemin nasıl işlediğini ve bugünkü tablonun nasıl ortaya çıktığını anlatan çalışmalara da ihtiyaç var.
Turkuvaz Kitap'ın Imseıs'in eserini Türkçeye kazandırması bu açıdan kıymetli bir yayıncılık tercihi. Gazze'de yaşananların ardından BM'nin ne kadar etkili olduğu, uluslararası hukukun gerçekten herkese eşit uygulanıp uygulanmadığı ve dünya sisteminin güçlü devletler karşısında ne kadar bağımsız kalabildiği artık acı bir şekilde herkesin malumu.
Imseıs'in kitabı, bu tartışmanın geçmişini anlamak için önemli bir kaynak sunuyor. Okuru hazır bir cevaba mahkum etmiyor; belgelerin, kararların ve yıllar içinde oluşan uygulamaların üzerinden düşünmeye çağırıyor.
Kitap güçlülerin hukukunun hakim olduğu bir dünyanın, mazlumlar için ne kadar tehlileli olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor.
Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, BM'deki çarpıklığı dile getirdiği 'Dünya 5'ten büyüktür' çıkışının ne kadar anlamlı ve değerli olduğunu da...

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!