Köy demenin Hürriyet demek, bet bereket demek olduğunun farkına varıncayakadar mücadelemiz sürecek
KÖY DEMEK HİRRİYET DEMEKTİR, KÖY DEMEK BET BEREKET DEMEKTİR
Köye de Köylüye de hor bakmaya başladılar; oysa köy demenin hürriyet demek olduğunu, Köy demenin bet bereket demek olduğunun farkında değiller. Köy, doğayla baş başa kalmak, sakinlik ve özgür yaşamak demektir, tarım demektir, hayvancılık demektir (VS )
Ne var ki iktidarın ilginç düşünceleri ve uygulamaları sonucu çiftçi toprağa küstü, toprak çiftçiye…
Tarım, Orman ve Köyişleri Bakanlığı’nın adından “köy” unvanını söküp attılar, köylerin unvanına “Mahalle” dediler, tutmadı bu sefer “Kırsal mahalle” dediler. Ama köy girişindeki tabelaları bile değiştiremediler. Hâlâ mahalle yazıyor, devlet bu kadar aciz durumda mı?
***
Büyükşehir Belediye Yasası yürürlüğe girince köylerimiz ve köylülerimiz büyük bir dram yaşadı. Asırlardır atalarının ekip biçtiği araziler, köylülerin elinden sorgusuz sualsiz alındı. Bir kısmı Milli Emlak’a, bir kısmı belediyelere verildi. Onlar da parsel parsel satıp harçlık yaptılar.
Köy tüzel kişiliğine ait bağlar, bahçeler, meralar, devletleştirildi. İmece usulüyle atalarının getirdiği suları belediyelere devredildi. Şimdi belediyeler köylülerin kendi sularını asıl sahibine satıyor.
Köylerde ekip biçen, üreten kalmadı. Okul kalmadı, öğretmen kalmadı, öğrenci kalmadı. Topraksız ve sahipsiz kalan köylü, kahredip şehre göçmek zorunda kaldı.

***
Oysa biz bu gidişe yıllar önce “dur” dedik. Hükümet yetkililerine ulaştık, raporlar sunduk. Zamanın Tarım, Orman ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker ile 45 dakika baş başa görüştük, verileri masaya yatırdık. İktidarın başka isimleriyle de görüştük ve herkesin çaresizlik içinde olduğuna şahit olduk.
Oysa teklifimiz o zaman değerlendirilseydi, bugün sapı samanı, patatesi soğanı ve birçok tarım ürününü, eti, sığırı, davarı denizaşırı ülkelerden ithal etmek durumunda kalmazdık.
***
Biz hep söyledik: Türkiye’yi yönetenler, bu ülkeyi İstanbul ve çevresinden ibaret sanmasaydı; Anadolu’yu ve Anadolu insanını tanıma erdemini gösterseydi, tarım ve hayvancılık bugünkü çıkmaza girmez, bu anlamda ekonomiyi etkilemezdi.
• Büyükşehir Belediye Yasası acilen değiştirilmeli. Büyükşehir Belediyeleri mevcut şartlarda - haklı olarak- yeterli hizmeti veremiyorlar alanı azaltılmalı.
* İstanbul ve İzmit dışındaki illerde İl Genel Meclisleri ve İl Özel İdareleri yeniden hayata geçirilmeli. Köylerin unvanı mahalle veya kırsal mahalle olmak yerine yeniden “Köy” denmeli ve köyler hürriyetine kavuşturulmalıdır.
• Köylerde ortak arazilerin kardeşler arasındaki vesayet sorunları çözülmeli, üretim yapana avantaj sağlayan yeni düzenlemeler getirilmeli.
• Tarımda reform planı bilimsel temelde hayata geçirilmeli. Tarım liseleri açılmalı, ziraat fakülteleri Anadolu’nun gerçek koşullarına göre eğitim vermeli. Mezunlar toprakla buluşmalı, köylüyle iç içe çözüm üretmeli.
• Emekliler başta olmak üzere köye dönüş teşvik edilmeli, köyüne dönmek isteyene en az 500 ila 800 TL seyyanen ödeme yapılmalı.
- Ev yapmak isteyene 1-2 milyon lira faizsiz kredi ve nakdi yardım sağlanmalı, arsası olmayana devlet arazisinden yer verilmeli.
* Büyükşehir Belediye Yasası ile köylerden alınan tüm mal varlıkları – ekilir-biçilir araziler, meralar, köylülerin imece usulü ile yaptıkları köy odaları, konak, çeşme, gölet – derhal köy tüzel kişiliğine iade edilmeli.
* Vatandaşlardan haksızca alınan araziler ECRİMİSİL olarak ödenmelidir.
* Özellikle daha ziyade kırsal alanı olan köylere ormanlar ve meralar köylülerin kullanımına açılmalı, ormanlar anayasal düzenlemeyle köylülere şartlı ve sözleşmeli olarak verilmeli, daha çok ağaç dikme koşulu getirilmelidir.
* Çiftçinin kullandığı mazot ve elektriğe en az %50 sübvansiyon sağlanmalıdır.
* İçme suyu -eskiden olduğu gibi- ücretsiz olmalı, sulama suyundan ise ya ücret alınmamalı.
* Tohum, gübre, ilaç yerli üretimle karşılanmalı ve fiyatlarında sübvansiyon uygulanmalıdır.
* Hayvancılık için otlaklıklar, çayırlar tahsis edilmeli; hayvanların su ihtiyacı, korunma alanları, oluklar, göletler ve dinlenme barınakları oluşturulmalıdır.
ŞU GERÇEK İYİ BİLİNMELİDİR Kİ: Tarım ve hayvancılık ülkesi olan Türkiye, bu iki alanda akıl almaz ithalat yapıyorsa burada yanlışlık, ihmalkârlık ve beceriksizlik var demektir.
Bu çalışma, Ankara Meclisi Anadolu Birliği Genel Başkanı Mehmet Akyol önderliğinde, alanında yetkin kişilerce hazırlanmıştır.
Saygı, sevgi ve başarı dileklerimizle.
Mehmet Akyol

Yorumlar (1)
Mustafa Kemal Atatürk..