Hiç şüphe yok ki Allah aceleci değildir

Değerli dostlar, birileri belli zamandır Allah'ın kurallarını ve tabiatın hüküm süren kanunlarını zorlayarak; insanlığın temel hak ve hukuk kurallarını yok sayarak, kendi egosunun tatmini doğrultusunda bir idari sistem, ona bağlı da icratlarla toplumu yönlendirmeye çalışıyor.

      Belli bir yol kat etti mi? Etti. Bu görüntülere bakıp kendisinde olmayan, olması da mümkün olmayan güç zehabına kapıldı. Neredeyse Firavunca, yaratılmışlara verilmemiş övgülere ses çıkartmayıp, zımnen o övgüleri tastik ettiğini hissettirdi.
        Oysa bütün faniler gibi, onların ilahi gerçeklere dayanmayan düşünce istek ve davranışlarından şekil bulan her türlü oluşum da sonlu olacaktı. Ama bunun sınırlaması da hiç şüphesiz Allah'ın muradındaydı. Ve biliriz ki Allah aceleci değildir.
         Bu anlattıklarımı bir misalle desteklemek isterim.
         Hepimiz biliriz ki, kendi kuralları içinde su tersine akmaz. Eğer tersine akıtılmak istenirse önüne engel yığmak durumundasınız. O zaman suyu bir miktarıyla ve bir müddetiyle tutarsınız. Fakat yine tersine akıtamazsınız. Zira suyun bir gücü vardır ve bu güç onu akması gereken yöne doğru iter. Sizin önüne engel olarak yığdığınız malzeme bu güç karşısında mutlaka yenik düşecektir. Dolayısıyla suyun yönünü değiştirme arzunuz, onun sadece çok büyük bir birikinti oluşturmasına, arkasından da en küçük ihmalinizle o engeli aşarak, yıkarak büyük bir enerji ile yoluna devam etmesine sebebiyet verecektir.
        Sonra…sonrası şu; artık bu gücün önünü kesemez, yolunu değiştiremezsiniz. Sadece varılmasına engel olmaya çalıştığınız menzile daha büyük bir güçle ve daha hızlı varmasını sağlamış olursunuz.
       NEFSİNE ESİR OLAN KESİNLİKLE KUSURLUDUR. KUSUR DA TÖVBEYİ GEREKTİRİR. O NUN DAKABULÜ TANRIYA AİTTİR.
Bilâl BÜTÜN.
Ankara Meclisi Anadolu Birliği
Gn. Baş. Baş Yardımcısı