Kimi zaman hakaretten, kimi zaman aldatmadan kimi zaman görünmez olmaktan, kimi zaman mükemmel hissetmekten, kimi zaman fiziksel ve psikolojik şiddetten yıkılır ama ağır yıkılır…Daha birçok sebep ya da neden ekleyebiliriz.
Ailelerle çalışan biri olarak şunu rahat söyleyebilirim ki birçok kriz bazen çözüme kavuşturulabilse de “Aldatma” olayı evliliği param parça ediyor. Ne yazık ki olan oluyor ama geride bir enkaz yığını kalıyor. Son zamanlarda en çok gelen vakalar Aldatma üzerine…
Aldatana göre durum normal olsa da çoğu zaman kabullenmese de Aldatılanda bırakılan enkaz yığını bir hayli fazla.
Peki gerçekten Aldatma nedir? Aldatılanda nasıl bir etki yaratıyor? (Kadın ya da Erkek her ikisi için de geçerli)
Eşinin haberi olmadan, eşinin rahatsız olacağını bile bile karşı tarafla mesajlaşıyorsan, gecenin bir vakti ya uygunsuz bir saat diliminde telefon görüşmesi yapıyorsan, iş saatlerin birden uzuyorsa, eşine anlatmadığın konuları sınır koyamadığın İnsanlarla yapıyorsan çeşitli bahanelerle sürekli konuları değiştiriyorsan, yine eşinin haberi olmadan karşı tarafla gizli saklı buluşuyorsan, sürekli gri alanlarda dolaşıyorsan, belirsizlik ya da gizem yaratıyorsan, sebepsiz yere kendini bastırmak için tartışma çıkarıyorsan, karşı taraftan gelen mesajları da ses çıkarmayarak kabul ediyorsan, eşin ile aynı karede yer almamak için bahaneler uyduruyorsan ve gözünün içine baka baka yalan söylüyorsan… Evet bunların hepsi güven sarsıcı bir davranıştır ve Aldatmadır…

Peki mağdur eden taraf ne zaman bunların farkında olur? Danışanlarımdan sıklıkla duyduğum cümle “Hocam o kadar davranışlarla kendilerini ele veriyorlar sonra da inkar ediyorlar ki birde suçlu bizmişiz gibi “ sen hastasın, kafanda kuruyorsun, abartıyorsun” laflarına maruz kalıyoruz.
Aslına bu konuşmaların sonucu şu; Ben senden gizli saklı bir şey yapıyorum, ama sende bu durumu anladın, çünkü davranışlarım pek değişti, benimde yüzleşmeye gücüm yok, yalan söylemeye de meyilliyim o yüzden seni suçluyorum, seni suçlu gibi hissettiriyorum ki konuyu kapat…Çünkü asla suçumu kabul etmem. Keşke karşı tarafı suçlamak yerine böyle bir şeye hiç kalkışmasanız.
Seanslarda duyduğum çoğu cümle ise “Hocam ben eşimi seviyorum, evliliğimi bitirmek istemiyorum, bir şans daha versin bana, bu sebepten evlilik mi biter? Peki diyorum Eşiniz size bunları yaşatsaydı ne yapardınız? Vururdum Hocam, hemen ayrılırdım, Herkese rezil ederdim… Öylemi o zaman neden başkasının sizi affetmesini ya da durumu normalleştirmesini istiyorsunuz? Burada bir durmak lazım…
O zaman kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi karşı tarafa YAPMAYACAKSINIZ…Ya da yaptınız oldu şimdi başka taraftan bakalım…
Şimdi ne olacak?
İnsan hayatta hata yapabilir, başımıza ummadığımız zamanlarda ummadığımız şeyler gelebiliyor maalesef. O anki ruh halimiz, ya da her şey normal can sıkıntısı, yeni bir heyecan, bir boşluk, intikam, sevgisizlik, doyumsuzluk, çokça ekleyebiliriz bir sürü neden…
Neden bunu yaşıyorum?
Ben bunları yaşayacak ne yaptım?
Bu kadar iyiliğime neden bunlar?
Sizi duyar gibiyim ama maalesef yaşandı. Öncelikle her iki tarafında durumu kabul etmesi çok önemli. Artık bu saatten sonra yalanın artık devreden çıkması gerek. Gerçekten bu hayatta kabul edilecek ya da kesinlikle kabul edilemeyecek durumlar var elbet.
Siz artık kabul ettiniz ya da etmek durumunda kaldınız. Evliliğe bir şans daha vermek istediniz. Evet hukukta bile affetme süresi 6 ay…Kelime olarak çok kolay olsa da Aldatılma bir yas süreci kadar çok zor bir dönem…
Önce konduramıyorsunuz,
Kabullenememe süreci, ağlama nöbetleri,
Hatayı kendi içinizde arama süreci,
Travma etkisi,
Öfke, hayal kırıklığı,
Nefret, sevgi hepsi bir arada …
Çok normal değil mi?
Kafanızın içinde milyon tane klasör açık…Sizi duyar gibiyim. Siz affetmek için yeşil ışık yaktınız ama Siz bütün bunları yaşarken bu durumları sizin yaşamanıza vesile olanlar ne yapacak?
Artık eşiniz bu saatten sonra size GÜVEN duygusunu yeniden aşılamak için elinden geleni yapmak zorunda. Lafta değil ama bunu davranışları ile belli etmeli, her ne olursa olsun gizli saklı, sizi tetikleyecek durumlardan uzak durmalı, size gerçekten “ben yanındayım” ı hissettirmeli. Artık gri alanlar yerine dürüst alanlarda yer almalı. Sizin bu süreçte duygularınıza önem vermeli. Sevgisini hissettirmeli yani siz karşı tarafın pişmanlığını görmelisiniz…İnanın kolay bir durum değil elbet ama hayat devam ediyor. Hepimiz insanız ve başımıza her şey gelebilir ama kalkabiliriz. Gerçekten telafi noktasına içiniz rahatsa lütfen mutlu olmak için elinizden geleni yapın, sevginize sahip çıkın. Ve bu kötü anıları açmamak üzere kapatınız.
Peki tam tersi olursa Hocam? İşte o zaman tehlikeli. Bir şans verdiniz ama;
Zaman içinde düzelme olmadıysa,
Kendi yaptığı davranıştan çok sizi suçluyorsa,
Size güven vermek yerine güvensizlik oluşturmaya devam ediyorsa,
Hakaret, aşağılama varsa,
Sürekli bahaneler devam ediyorsa,
Dışarda daha çok zaman geçirip sizi yalnız bırakıyorsa,
İç dünyasında kendi ile yüzleşmek istemiyorsa;
Üzgünüm ama artık evlilikte seçim yapmanızın vakti gelmiş demektir. Bu tür davranışlar artık sizinle ilgili değildir. Kişinin kendi iç dünyası ile ilgili bir durumdur. Bu tür durumlar varsa eğer bundan sonra Evlilikte yaşanacak herhangi bir krizde yine siz suçlanacaksınız ve yaşadıklarınız maalesef sizde kapanmayan bir yara olarak kalacaktır. Kimsenin sizi aşağı çekmesine, hakaret etmesine, aşağılamasına izin vermeyin. Bu dünyada herkes kendine yakışanı yapar. O yüzden yardım alınmalı mı? bu süreçte kesinlikle evet. Eğer gerçekten bir şeyin farkına varılacaksa…
İnsan gerçekten hayatında öncelikle yaptığı bir şeyin telafi noktasını bilmeli, yarattığı enkazın sorumluluğunu almalı, sorun varsa olgunlukla kabul etmeli, ne yapabiliriz noktasında elinden geleni yapmalı.
Evlilikler kıymetli ama kendi elimizle mahvetmeyelim. Evet bu bir seçim. Evlilikte kalmak ve gitmek sizin elinizde. Bu kritik durumu çok iyi düşünmeli, her şeyin başınıza gelebileceğini kabul etmelisiniz.
Unutmayalım hiç kimseyi sevgisizliğe mahkum etme hakkına sahip değiliz. Evlilik ilgi, sevgi, saygı, güven ve sıcaklık varsa büyür ve gelişir. Bunları yapama gücünü kendimizde bulamıyorsak, yardım almayı kabul etmiyorsak kimsenin hayatını meşgul etmeyelim.
Özden Canbolat
Sosyolog/ Aile Danışmanı
