Bilimin Rehberliğinde Hukuk-Ekonomi-Eğitim-Toplumsal Barış...

Bilim bize "kalkınma dört ayak üstünde durur" diyor.
1Hukuk (Öngörülebilirlik
2Ekonomi (Üreterek zenginleşme)
3-Eğitim ( Boş çuvalı doldurmak)
4-Toplumsal Barış (Birbirimize güvenmek)

👉Hukuk- Öngörülebilirlik
Bilim ne diyor? Acemoğlu ve Robinson (Nobel 2024): Bir ülke zenginleşiyorsa sebebi parası değil, kurumlarıdır. Kapsayıcı kurumlar.

Bugünkü sorunların temelinde, kurallar kişiye, güne, konjonktüre göre değişiyor. Fon batar, kural değişir. İhale açılır, şartname değişir.

İnsan önünü göremezse yatırım yapmaz?  Tıpkı yoğun sisli havada araba sürmek istememesi...

Unutulmaması gereken Bilimsel kural şudur:
Kuralı koyanla, kuralı denetleyen ayrılacak. Merkez Bankası, BDDK, SPK siyasetin değil, bilimin emrinde olacak. Kural bazlı olacak...
Mahkeme kararı beş yolda  yılda değil, 5 ayda çıkacak. Geciken adalet, Adalet değildir. Güvensizlik yaratır...

Bu olursa ne olur? Esnaf da, yabancı yatırımcı da "yarın ne olacağını biliyorum" der, rahatlayacak.

👉EKONOMİ (Üreterek zenginleşme)
Enflasyonun  sadece para basmak değil, güven kaybı olduğunu bilim söylüyor..

Fonlara kaçış, dolara kaçış, altına kaçış... Hepsi aynı hastalığın belirtisi. İnsanlar kendi para birimine (TL'ye), yönetime güvenmiyor.

Günümüzde serbest piyasa dediğimiz gerçeklik, kuralsız piyasaya dönüştü. Kuralsız piyasada güçlü olanlar kazanır, üretici kaybeder.

Arzu edilen nedir peki?
Kısa vadeli fon, faiz, döviz oyunuyla değil, üretenle kazanılan düzene dönmektir...
TSO'ların dediği gibi: İhracat, katma değer, teknoloji.
Devletin işi ticaret yapmak değil, ticareti denetlemek. Hakem hem oyuncu hem tarafsa maçta şike olur.

👉EĞİTİM (Boş çuvalı ehliyet ve liyakatle doldurmak...)
PISA sonuçları, en objektif bir kriter...Yüze tutulan düz ayna...

Sorun diplomada değil, bilgide. Diplomalı işsiz, bilgisiz kalfa. 
Ezbere dayalı eğitim. Düşünemeyen , araştırmayan , sorgulamayan, eleştirmeyen, 
analitik düşünemeyen yeni nesil...
Boş çuval ayakta kalmaz demiştik ya, eğitimin içi boşaldı maalesef...

Artık her mahalleye üniversite değil, her OSB'ye meslek lisesi olmalı.
Çocuklara "ne düşüneceğini" değil, "nasıl düşüneceğini" öğretmeli. Eleştirel düşünceye sahip, sorgulayan bir kuşak yetiştirmeli . 
Yoksa yarın yine bir dolandırıcı foncu gelir, "şu kadar  kazanacaksın" der, yine inanacağız....

👉TOPLUMSAL BARIŞ. Toplumsal barış birbirimize güvenmekten geçer...

En büyük sorun bu. Bilim buna "sosyal sermaye" diyor.
Biz birbirimize güvenmiyoruz. Komşu komşuya, esnaf müşteriye, vatandaş devlete güvenmiyor. Fon dolandırıcılığı da bu güvensizlikten doğdu.

Doğru yaklaşım,
Ötekileştirmeyi bitirmek. Sesi çok çıkan içi boş Savaş davulunu susturmak. 
Sosyoloji diyor ki: Toplum kavga ile değil, ortak dert ile birleşir.
Şeffaflık. İhale şeffaf olursa, fon denetlenirse, millet "benden çalınmıyor" der, rahatlar.
Hukuk = Öngörü
Ekonomi = Üretim
Eğitim = Liyakat
Toplum = Güven

Bu dördü olmadan hangi partinin rozeti olursa olsun, boş çuval ayakta kalmaz.