Biliyorum yukardaki cümlenin karmaşıklığı dikkatinizi çekmiştir. İzah edeyim efendim:
Bir zamanlar (bir zamanlar derken yüzlerce yıl öncesinden bahsetmiyorum) benim gençlik yıllarımda kural haline gelmiş yaşantı biçimleri vardı. İnsanlar arasında büyük-küçük, sevgi-saygı, uzak-yakın gibi kavramların içi dopdolu idi. Ve de bu herkes tarafından; bugün ki anayasa kurallarından çok daha titizlikle gözetilirdi.
Sevinçli, üzüntülü anlarımızda bu kurallar gereğince hareket edilirdi. Genel olarak küçükten büyüğe doğru idi hareket. Yani küçükler öncelikli idi. Onlar saygılarını bildirir, büyükler de sevgilerini...
Gidip gelinecek yerlere mutlaka gidip-gelinir, eğer böyle bir imkân yoksa ya tebrik kartları ya da mektupla gereken yapılırdı. Her ikisinde de insanın yan yana gelmişliği kadar samimiyet, sıcaklık olurdu. Zira o kağıtların üzerine yazılan kelimelerin içine sevgi, saygı, emek, ruh ve beden sıcaklığı koyup gönderilir alan da bunu fazlasıyla hissederdi.
Peki gözümüzü bugüne çevirdiğimizde ne görüyoruz? Giriş cümlem deki karmaşayı. Nasıl mı? Arada bir mesafesizlik denecek kadar fiziki yakınlık var ama içerisinde ulaşılmazlıkları taşıyor. O samimiyet, o sıcaklık, o duyguların ulaşımını sağlayan empati yok. Her sey suni bir hal almış. Tabilik, organiklik yerini maalesef yasak savmacılığa bırakmış. Teke has özellik, çokluğun içinde yitirilmiş.
Teknolojik aygıtlar da bu uzaklaşmaya, kopuşa çanak tutuyor. Ben pek yapamasam da öğrendiğime göre telefona bir liste yapılıyor hazır bir mesajda eklenerek bir tıkla onlarca kişiye ulaşılıyormuş. İşte suni dediğim budur. Hani "haram" kavramında, "emeksiz kazanılan şey haramdır" öngörüsü var ya, hiç kimse kusura bakmasın bu da benim için aynı anlamı taşıyor.
Son cümle olarak diyorum ki; sevdiklerimize, değer verdiklerimize kutladıklarımız veya üzüntülerimizi bildirdiğimiz hususta samimiyetimizi, gerçek duygularımızı hissettirmek için daha duyarlı davranalım. Çeşitli sebeplerden dolayı yüzlerce -yapıştır gönder- işlemiyle kupkuru mesajlar yerine telefonu açarak, "nasılsın?" kelimesinden ibaret de olsa seslenelim. İnanınız ki onu çok mutlu etmiş ve ona verdiğiniz değeri hissettirmiş olursunuz.
Bayramın kutsiyeti, huzuru bereketlenerek sizlerin üzerinize olsun!..
Bilal BÜTÜN.
BAYRAMLARIN DA İÇİ BOŞALTILDI
Günümüzde coğrafi ve ülkeler bazında mesafeler yok mesabesine inerken, maalesef insani olarak, tam tersine mesafeler; bir taraftan mesafesizlik haline geliyor, diğer yandan da ulaşılamayacak kadar uzaklaşıyor.
